AKADEM<İ>KTİSAT

 

 

1995-2000 DÖNEMİNDE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

 

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

A) EKONOMİK BÜYÜME

 

B) DÜNYA TİCARETİ

 

C) SERMAYE HAREKETLERİ

 

 

 

            2 Temmuz 1997’de Güney Doğu Asya ülkelerinde başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan ve bu yönü itibariyle “global kriz” olarak adlandırılan finansal kriz, ekonomik dengeleri önemli ölçüde etkilemiştir. Krizin çıkışına ilişkin belirtilen sebep, sermaye piyasalarında meydana gelen hareketlenmeler ve bundan olumsuz etkilenen ülkelerin finansal piyasalarındaki sağlıksız yapıdır. Dolayısıyla krizin, tekrar etmemesi için ülkelerin sağlıklı bir finansal yapıya sahip olmaları ve gerekli ilave tedbirleri almaları mecburiyeti ortaya çıkmıştır.

 

            Dünya ekonomisindeki hareketlilik farklı boyutlarda devam etmektedir. Ortaya çıkan göstergeler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından farklı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. BM’nin yaptığı bir araştırmaya göre, fakirlik sınırının altındaki ülke sayısı dört yıl önce 36 iken, bugün 48’e çıkmıştır. Küreselleşme süreci ile ortaya çıkan gelişmeler uluslararası platformlarda yoğun şekilde tartışılmaktadır.

 

            Bu çerçevede dünya ekonomisindeki büyüme, ticaret ve sermaye hareketlerini kısaca değerlendireceğiz.

 

TABLO 1: ÜLKE GRUPLARININ DÜNYA GSYİH, İHRACAT VE NÜFUS PAYLARI (%)

 

ADET

GSYİH

İHRACAT

NÜFUS

Gelişmiş Ülkeler

28

57,4

77,6

15,5

Ana Gelişmiş Ülkeler

7

45,8

48,9

11,6

Diğer Gelişmiş Ülkeler

21

11,6

28,7

4,0

 

 

 

 

 

Gelişmekte Olan Ülkeler

128

36,8

18,0

77,7

Afrika

51

3,2

1,8

12,0

Asya

27

21,2

8,3

52,1

Orta Doğu ve Avrupa

17

4,0

3,4

5,0

Batı Yarımküre

33

8,4

4,5

8,5

 

 

 

 

 

Geçiş sürecindeki Ülkeler

28

5,8

4,4

6,8

Kaynak: IMF, Economic Outlook, Sept. 2000.

 

            Sayı itibariyle 28 adet ve dünya nüfusunda %15,5 oranında paya sahip olmalarına rağmen gelişmiş ülkeler, dünya toplam hasılasının %57,4’ünü ve ihracatının da %77,6’sını gerçekleştirmektedirler. Gelişmiş ülkeler arasında en büyük pay ise G-7 ülkelerine aittir.

 

            Gelişmekte olan ülkelerin sayısı 128 olup nüfustaki payları %77,7’dir. Üretimdeki payları ise %36,8 ve ihracat payları da sadece %18’dir. Bunlar arasında en büyük paya sahip olan alt grup ise Çin, Hindistan ve diğerlerinden oluşan Asya ülkeleridir.

 

            Geçiş sürecindeki ülkelerin sayısı da gelişmiş ülke sayısı kadardır. Nüfusları ise %6,8 oranında olup, GSYİH açısından payları %5,8 , ihracat payları da %4,4’tür. Bu grubun en fazla paya sahip olanı ise Orta ve Doğu Avrupa ülkeleridir.

 

 

A) EKONOMİK BÜYÜME

            1995 yılında %3,6 oranında büyümenin yaşandığı dünyada, 1996 ve 1997 yıllarında bu oran %4,1 olarak gerçekleşmiştir. 1996 ve 1997 yıllarındaki büyüme oranları aynıdır, yani, 1997 yılında bir artış söz konusu değildir, sadece mevcut oran korunabilmiştir. Ancak, buna rağmen önceki dönemler dikkate alındığında, mesela 1982-1991 döneminde gerçekleşen ortalama %3,3 oranı ile kıyaslandığında, 1993 yılı itibariyle başlayan artış eğilimi 1997 yılına kadar devam etmiştir.

 

            Ekonomik büyüme açısından yaşanan artış eğilimi, 2 temmuz 1997 yılında başlayan finansal krizden etkilenerek, yerini düşme eğilimine terk etmiştir. Nitekim 1997 yılında sağlanan %4,1’lik büyüme oranının önceki yıla göre bir artışı ifade etmemesi fakat sadece mevcut durumun korunması anlamına gelmesi ve bu oranın 1998’de de %2,5’e düşmüş olması söz konusu eğilimi teyit eder niteliktedir.

 

            Global krizle başlayan düşüş, 1999 yılından itibaren tersi yönde gerçekleşmiştir. Söz konusu yılda büyüme oranı %3,3 olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar kriz öncesi oranlara ulaşılamasa da bu artışın devam ettiği görülmektedir. Nitekim 2000 yılı büyümesinin %4,2 oranında gerçekleşeceği öngörülmektedir. Bu, büyümenin yüksek seviyede gerçekleşeceği anlamına gelmektedir. Ancak bu oranın, dünya ekonomisinde, yaşanan krizden sonra toparlanma sürecine girilmesine rağmen, 2001 yılında artan oranda gerçekleşmeyeceği tahmin edilmektedir. Bu çerçevede, 2001 yılı için tahmin edilen büyüme oranı %3,9’dur. Söz konusu düşmenin sebeplerinden birinin 2000 yılı boyunca petrol fiyatlarında meydana gelen anormal artışlar olduğu ifade edilebilir.

 

            Dünya ekonomisinde, sağlanan büyüme oranlarındaki paylar, ülke gruplarına göre şu şekilde gerçekleşmiştir.

 

TABLO 2 : GELİŞMİŞ ÜLKELERDE EKONOMİK BÜYÜME ORANLARI (%)

 

1995

1996

1997

1998

1999

2000*

2001*

Dünya

3,6

4,1

4,1

2,5

3,3

4,2

3,9

 

 

 

 

 

 

 

 

Gelişmiş Ülkeler

2,7

3,2

3,3

2,4

3,1

3,6

3

ABD

2,7

3,6

4,2

4,3

4,2

4,4

3

AB

2,4

1,7

2,6

2,7

2,3

3,2

3

Japonya

1,5

5

1,6

-2,5

0,3

0,9

1,8

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Gelişmiş Ülkeler

5,0

4,2

4,5

0,9

5,4

4,9

4,3

* Tahmin

Kaynak: IMF, Economic Outlook, Sept.2000.

 

            Nüfus ve üretilen değerler açısından kıyaslama yapıldığında, gelişmiş ülkelerce sağlanan büyüme oranları, dünyadaki genel ekonomik büyüme oranında esas payı oluşturmaktadır. Söz konusu ülkelerde sağlanan büyüme oranları daha evvel bahsedilen genel eğilime paralellik arz etmektedir. Oran, 1995 yılında %2,7 ; 1997’de %3,3 iken 1998’de %2,4’e düşmüştür. 1999’da ise %3,1’e çıkmıştır. 2000 yılında da %3,6’ya çıkacağı tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkeler arasında en yüksek pay ise ABD’ye aittir. Bunu sırasıyla AB ve Japonya takip etmektedir.

 

            ABD ve AB ülkelerinde meydana gelen bu büyük paylar, söz konusu ülke ekonomilerindeki yüksek talep dolayısıyla yaşanan canlılıkla yakından ilişkilidir. Japonya’daki büyüme oranının nispî olarak düşük olması ise, bu ülkede yaşanan ekonomik durgunlukla ilgilidir. Global krizin 1999 yılında yoğun bir şekilde hissedilen etkileri, 2000 yılında da devam etmiştir. Nitekim piyasalarda ciddi daralmalar yaşanmış ve bu çerçevede şirket iflasları olmuştur. Ağustos 2000 itibariyle 1600 civarında şirketin yaklaşık 40 milyar dolar borçla iflasa sürüklendiği belirtilmektedir.

 

TABLO 3: GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE EKONOMİK BÜYÜME ORANLARI (%)

 

1995

1996

1997

1998

1999

2000*

2001*

Gelişmekte Olan Ülkeler

6,1

6,5

5,8

3,2

3,8

5,4

5,3

Afrika

3,2

5,6

2,9

3,1

2,3

4,4

4,5

Asya

9,0

8,3

6,7

3,8

6,0

6,2

5,9

Orta Doğu ve Avrupa

3,8

4,6

4,7

2,7

0,7

4,6

4,0

Batı Yarımküre

1,7

3,6

5,4

2,1

0,1

4,0

4,7

* Tahmin

Kaynak: IMF, Economic Outlook, Sept.2000.

 

            Gelişmekte olan ülkelerle ilgili olarak, bölgeler itibariyle hesaplanan büyüme oranlarında da benzer trend söz konusudur. Genel büyüme oranlarına göre, 1995’teki %6,1’lik büyüme oranı 1997’de %5,8’e, 1998’de ise %3,2’ye düşmüştür. 1999’daki meydana gelen artış ise %3,8 oranındadır. 2000 için öngörülen oran da bir artışı ifade etmekte olup %5,4 seviyesindedir. Bölgeler arasında kıyaslama yapıldığında, genel eğilim itibariyle en büyük payın Asya ülkelerine ait olduğu görülmektedir. Onu sırasıyla Ortadoğu-Avrupa ülkeleri ve Afrika ülkeleri takip etmektedir.

 

            Global kriz sonrası sağlanan bu artış oranlarının, esas itibariyle Çin, Hindistan gibi ülkelerde yaşanan kısmî ekonomik canlanmalara bağlı olduğu belirtilebilir.

 

TABLO 4 : GEÇİŞ SÜRECİNDEKİ ÜLKELERDE EKONOMİK BÜYÜME ORANLARI (%)

 

1995

1996

1997

1998

1999

2000*

2001*

Geçiş Sürecindeki Ülkeler

-1,4

-0,6

1,7

-0,7

2,4

2,6

3,0

Merkez ve Orta Avrupa

1,7

1,6

2,3

1,8

1,4

3,0

4,2

Rusya

-4,2

-3,4

0,9

-4,5

3,2

1,5

1,4

Orta Asya

-5

1,3

2,6

2,3

4,4

4,9

3,7

* Tahmin

Kaynak: IMF, Economic Outlook, Sept.2000.

 

            Geçiş sürecindeki ülkelerde yine benzer eğilime rastlanmakla beraber, büyüme 1999 yılı öncesinde eksi oranlarda gerçekleşmiştir. Sadece 1997 yılında artı oran (%1,7) söz konusudur ve 1998 yılında bu yine %-0,7 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, 1999 yılında başlayan artış eğilimi 2000 yılında da devam etmektedir. Hatta diğer ülke gruplarının tersine 2001 yılında da %3 oranında bir artış öngörülmektedir.

 

            Bu ülkeler arasında genel eğilim açısından en büyük pay, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine aittir. Bunu sırasıyla Orta Asya ülkeleri ve Rusya takip etmektedir.

 

            Geçiş sürecindeki ülkelerde sağlanan bu büyüme oranları, içerisinden çıkmış oldukları olumsuz şartlar düşünüldüğünde, dünyadaki genel durgunluğun ortadan kaldırılması için son derece önemlidir. Güney Doğu Asya krizinin ikinci durağı olan Rusya’nın içinde yer aldığı bu ülke grubunda sağlanacak istikrarlı büyüme oranları, tüm dünyaya olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Nitekim, 2001 öngörülerinin de bu yöndeki istikrarı teyit eder nitelikte olduğu dikkate alınacak olursa; önceki yüzyılın son yıllarında ekonomide yaşanan genel durgunluğun yerini, yeni yüzyılın ilk yıllarında canlılığa terk edeceği ifade edilebilir.

 

 

B) DÜNYA TİCARETİ

            Dünya ticaret hacminde, 1995 yılında %9,1 oranında artış gerçekleşmişken bu oran 1997 yılında %9,7’ye çıkmıştır. Ancak, global kriz dolayısıyla oran 1998 yılında %4,2’ye düşmüştür. Bununla birlikte, toparlanma sürecine girilen 1999 yılında %4,6’ya çıkmış olan ticaret hacmi artışı oranının 2000 yılında da %7,9 olarak gerçekleşeceği öngörülmektedir. 2001 yılı için öngörülen oran ise %7,2 olup bu haliyle ticaret hacminde bir azalış gerçekleşeceği anlaşılmaktadır. Bu azalışta, yıl boyunca yaşanan petrol fiyatlarındaki artışlar ve bunun maliyetlere yansıması büyük rol oynamıştır.

 

TABLO 5 : DÜNYA TİCARET HACMİNDEKİ GELİŞMELER (%)