AKADEM<İ>KTİSAT

 

 

HATTİ YERLEŞİM BÖLGESİ SAKİNLERİNİ YENİDEN YERLEŞTİRME VE KALKINDIRMA PROJESİ

 

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

A) YARIŞMA KAPSAMINDA VERİLEN SENARYO

 

B) PROJELER

B.1) I.PROJE: NÜFUSUN ÇORUM İLİ SINIRLARINDA YERLEŞTİRİLMESİ VE KALKINDIRILMASI

I.1.AMAÇ

I.2. NÜFUS NEREYE NAKLEDİLECEK?

I.3. YERLEŞTİRME ESNASINDA NELER YAPILMALI?

I.4. TEMEL İHTİYAÇLARIN GİDERİLMESİ

I.5. PROJENİN FİNANSMANI

I.6. PROJENİN GERÇEKLEŞTİRİLME SÜRESİ

I.7. GENEL DEĞERLENDİRME

 

B.2) II.PROJE: NÜFUSUN KAYSERİ İLİ SINIRLARINDA YERLEŞTİRİLMESİ VE KALKINDIRILMASI

II.1. AMAÇ

II.2. NEDEN KAYSERİ?

II.3. NÜFUS NEREYE NAKLEDİLECEK?

II.4. SEKTÖREL TERCİHLERDEN HAREKETLE NÜFUSUN DAĞILIMI

II.5. YERLEŞTİRME ESNASINDA NELER YAPILMALI?

II.6. TEMEL İHTİYAÇLARIN GİDERİLMESİ

II.7. PROJENİN FİNANSMANI

II.8. PROJENİN GERÇEKLEŞTİRİLME SÜRESİ

II.9. GENEL DEĞERLENDİRME

 

 

 

            Burada, http://www.indeksiletisim.com’un girişimiyle, birçok kurumun iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Yeni Türkiye’ konulu “İndeks Yönetim Strateji Yarışması 05” kapsamında teklif edilen projeler yer almaktadır.

 

 

A) YARIŞMA KAPSAMINDA VERİLEN SENARYO

Hatti Antik Kenti

            Kimi kaynaklara göre dört bin kimi kaynaklara göre ise üç bin yıllık bir tarihi ve medeniyeti, çeşitli din ve kavimlerden yüz binlerce hayatın izini taşıyan bir bölge Orta Anadolu.

 

            İşte bu bölgede, “Yeni Arayışlar” üniversitesinin tarih fakültesi arkeoloji bölümü başkanı Prof. Dr. Selim Görüş başkanlığında, son 15 yıldır çeşitli devlet ödenekleri ile gerçekleştirilen “ön kazı” çalışmaları son bulmuştur ve sonuçlar tüm ülkenin acil ilgisini çekebilecek niteliktedir.

 

            Üniversite tarafından açıklanan sonuçlara göre; bölgede, şu anda geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan yaklaşık 25000 kişinin yaşadığı bir alanda, yer altında, Hatti çağından kalma ve çok az bozulma geçirmiş bir antik kent bulunmaktadır.

 

            Kentin gün ışığına çıkarılabilmesi için ana alan kazı çalışmaları için gereken bütçe, 1 milyar euro olarak belirlenmiştir.

 

            Bu bütçenin oluşturulması ve kazının başarı ile gerçekleştirilmesi, ülkemizi ekonomik, politik, kültürel ve çevre alanlarında ciddi olarak etkileyecek sonuçlar getirecektir. Çok geniş hatlarla yapılan bir çalışma ortaya çıkarmıştır ki, kazı sonucunda, hakkıyla yapılacak bir tanıtım ve belirli turizm yatırımları, ülkemize senelik 75 ile 100 milyon dolar ek turizm geliri sağlayabilecektir.

 

            Belki de asıl önemli olan, projenin, Anadolu kültürünün aydınlanmamış tarafları ve insanlık tarihi açısından son derece önemli bulgulara ışık tutacağıdır.

 

            “Yeni Arayışlar” üniversitesi tarafından yapılan bu açıklama sonrasında Kültür Bakanlığı tarafından , konsorsiyum oluşturularak uluslararası bir proje geliştirilebilmesi için, uluslararası kredi kuruluşları ve UNESCO ile temasa geçilmiştir.

 

            Bu temaslar son derece iyi sonuç vermiş ve liderliğini İsviçre’nin yaptığı, Japonya, İngiltere, İtalya ve Fransa’nın da katılımıyla oluşan konsorsiyum, Kültür bakanlığı ve UNESCO ile işbirliği ile projeyi finanse etmeyi planlamaktadır.

 

            Bu çerçevede, ülkedeki çeşitli boyutları organize etmek ve konsorsiyum ile kontakta olmak üzere bir “Hatti Kenti Proje Koordinasyon” şirketi görevlendirilecektir.Bu şirketin seçilebilmek üzere teklif verebilmesi için ön koşullar:

·         En az bir yurtiçi ve yurtdışı üniversite ile işbirliği yapması,

·         En az üç yurtiçi ve yurtdışı şirketle işbirliği yapması,

·         En az iki yurtdışı “monitör” şirketle işbirliği yapması olarak belirlenmiştir.

 

            Bu koşulları karşılayarak teklif verecek şirketler içinden, konsorsiyum, aşağıdaki kriterlere göre, çalışacağı şirketi seçecektir:

 

 

Hattiler

            Hititler'i incelemeye başlamadan önce, Hitit göçlerinden önce aynı yerlerde uygarlık kurmuş olan ve Hititler'i büyük ölçüde etkilemiş olan Hatti uygarlığını incelemek gerekmektedir.

 

            Yaklaşık MÖ 2500-1700 yılları arasında Anadolu'da büyük bir uygarlık oluşturmuş Hattiler hakkında bilgilerimiz oldukça sınırlıdır.

 

            Hattiler Anadolu'nun yerli halkı olarak kabul edilmekle beraber, göçlerle geldiklerini - hatta Türk kökenli olduklarını- savunanlar da vardır.

 

            Yapılan araştırmalar Hititler'in uygarlık ve inanç/mitoloji bakımından Hattiler'den oldukça etkilendiklerini ortaya koymuştur.

 

            Hititler kendilerini başka isimle anmalarına rağmen, ülkelerine Hatti ülkesi demeleri ve din ile ilgili tabletlerde rahibin Hatti dilinde konuştuğunu belirtmeleri bu etkiyi göstermektedir. Ayrıca özel isimlerin bir çoğu da Hatti dilinden gelmektedir.

 

            Hatti uygarlığına ait en önemli eserler Alacahöyük'te bulunmuştur. 1935'de Atatürk'ün himayesinde başlayan kazılarda bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen güneş kursları, heykelcikler, altın kupalar bir çok eser bulunmuştur.

 

            Yapılan kazılarda ölülerin hocker pozisyonunda bulunması (ana rahminde olduğu gibi, cenin vaziyetinde) , toprak ve yeniden dirilme kültlerini varlığını, dolayısıyla da ana tanrıça kültünün varlığını göstermektedir.

 

            Bir başka buluntu yeri de Tokat Horoztepe'dir. Burada da ana tanrıçaya ait idoller ve tören zilleri bulunmuştur. Ancak buluntuların büyük bölümü yurt dışına kaçırılmıştır.

 

            Hattiler'e ait süsleme ve bezeme şekillerinin Anadolu'nun bir çok yerinde görülmesi bu uygarlığın ne kadar yayılmış olduğunu ve önemini göstermektedir.

 

            Hatti halkı, hayvan biçimli tanrıların kültünü geliştirmiş, özellikle de boğa en önemli simge olmuştur. Boğa ile gök/güneş kurslarının birlikteliği boğa/gök ilişkisini düşündürtmüştür. Buna göre boğa en büyük gök tanrıyı temsil etmektedir.

 

            Hattiler Hititler'le kaynaşmış, Hatti uygarlığı Hitit uygarlığı içinde yaşamaya devam etmiştir.

 

 

Hititlerin Kökeni

Anadolu Uygarlıkları içinde en önemlilerinden olan Hititler'in kökeni hala tartışmalıdır.

 

            Batı dünyasındaki bilim adamlarının üzerinde anlaşmaya vardıkları Hititler'in Hint-Avrupa kökenli bir kavim oldukları yolundadır. Konuştukları dil ve ataerkil yapısı ve diğer kültür özellikleri bu görüşü destekler nitelikledir.

 

Ancak Hititler'in nereden göç ettikleri tam olarak açığa kavuşmamıştır.

 

            Hititler'in tarih sahnesinde görülmesi daha öncelere de dayansa Krallığın MÖ 1660-1630 yılları arasında hüküm sürmüş I. Hattuşili tarafından kurulduğu söylenir. Bu konu belgelere bakıldığında biraz karışıktır, çünkü Hattuşili de kendinden önce gelen Labarna ve başşehir Kussara'dan söz etmektedir. Bu dönem ise oldukça karışıktır çünkü Anadolu'da yerel krallar hüküm sürmektedir.

 

 

Proje Sorusu:

            Hatti antik kenti kazı projesi gerçekleştirildiğinde, bölgede yaşayan ve geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan 25000 kişi, devlet eli ile başka bir bölgeye yerleştirilecektir.

 

            Bu yer değiştirilme projesi sonucunda, bölge halkının, geçimi ve yerleşimi ile ilgili onayını da almayı sağlayacak alternatif iki model çözüm projesi geliştiriniz.

 

 

 

B) PROJELER

 

            Konu ile ilgili projelerin oluşturulabilmesi için birtakım varsayımların ortaya konulması gerekmektedir. Böylece daha sağlıklı projelerin hazırlanması mümkün olacaktır.

 

            Aşağıda, farklı konularla ilgili varsayımlar yer almaktadır. Yeri geldiğinde her biri kullanılacaktır. Ayrıca, her proje kapsamında gerekli olduğunda, ilave varsayımlarda da bulunulacaktır.

 

 

Varsayımlar:

1) Verilen bilgilerde, Hatti Uygarlığı’na ait iki buluntu yerinden bahsedilmektedir. Biri Çorum-Alacahöyük, diğeri ise Tokat-Horoztepe’dir. Bu çalışmada söz konusu buluntunun Çorum-Alacahöyük’te yer aldığı ve nüfusun da burada yaşamakta olduğu varsayılmaktadır.

 

Alacahöyük, günümüzde Çorum’un Boğazkale ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. (Çorum İli Resmî Web Sitesi, http://www.corum.gov.tr, Erişim tarihi: 27.03.2005) Dolayısıyla, projeye konu edilen 25.000 kişilik nüfus da bu ilçe sınırlarında yaşamaktadır.

 

 

2) Söz konusu nüfusun yeniden yerleşime tâbi tutulması hassas bir konudur. Öncelikle yapılması gereken, bunların yine kendi yapılarına uygun bir bölgeye yerleştirilmeleridir. Coğrafyası, iklimi ve bitki örtüsü benzer nitelikler taşıyan bölge(ler) üzerinde durulmalıdır.

 

Bu çalışma kapsamındaki projelerin ilkinde, nüfusun yine Alacahöyük beldesine yakın bir yerde (Boğazkale ilçesinde) olmak üzere Çorum ili sınırları dahilinde yerleştirilmesi teklifinde bulunulmaktadır.

 

İkinci projede ise yine bir İç Anadolu kenti olan ve benzer coğrafyaya, iklime ve bitki örtüsüne sahip Kayseri ili uygun görülmektedir. Detaylarına projelerle ilgili bilgi verilirken girilecektir.

 

 

2) Yeniden yerleştirmeye tâbi tutulacak bu nüfusun en önemli ihtiyaçlarından birisi barınmaya ilişkindir. Bu sebeple konut meselesine yönelik çözümlerin üretilmesi gerekmektedir.

 

Her ailenin ortalama 5 kişiden oluştuğu düşünülmektedir. 25.000 kişilik bu topluluğun, toplamda 5.000 aileden oluştuğu varsayılmaktadır. Bu, konut meselesine konu aile sayısını ifade etmektedir.

 

 

3) 25.000 kişilik nüfusun cinsiyet itibariyle tespitinde şu verilerden hareket edilmektedir:

 

Türkiye’de Yıllar İtibariyle Nüfusun Cinsiyete Göre Dağılımı

YIL

TOPLAM

ERKEK

KADIN

1980

37.523.623

18.999.101

18.524.522

1990

49.163.110

24.856.528

24.306.582

Kaynak: DİE, http://www.die.gov.tr/IstTablolar/04nf036t.xls, Erişim tarihi: 26.03.2005.

 

Aşağıda, 1990 yılı verileri baz alınarak 25.000 kişilik nüfusun cinsiyete göre dağılımı hesaplanmaktadır.

 

TOPLAM

ERKEK

KADIN

25.000

12.640

12.360

 

 

4) 25.000 kişilik nüfusun ana yaşlar itibariyle dağılımının hesaplanmasında aşağıdaki tablodan faydalanılmaktadır:

 

Türkiye’de Nüfusun Üç Ana Yaş İtibariyle Dağılımı (2001)

YAŞ GRUPLARI

ORAN (%)

0-14

29,53

15-64

64,78

65-+

5,69

Kaynak: ASKON, Türkiye Ekonomisi 2001 Raporu, s.13. (DİE)

 

Söz konusu oranlardan hareketle şu verilere ulaşılmaktadır:

YAŞ GRUPLARI

NÜFUS (kişi)

0-14

7.382

15-64

16.195

65-+

1.423

 

Aktif nüfusun 16.195 kişi olduğu ortaya çıkmaktadır. İstihdam meselesine konu insan sayısı bunun ile sınırlıdır. Diğerlerinin bakımı bu nüfusun sorumluluğu altındadır.

 

Ancak bu çalışmada, aktif nüfus 15-64 yaş grubu olarak değil de 21-64 olarak varsayılacaktır. Dolayısıyla, aşağıda da hesaplanacağı gibi, 14-20 yaş grubu da hariç sayıldığı takdirde, istihdama konu olan nüfus 13.875 (16.195-2.320) kişiden oluşmaktadır.

 

 

5) Eğitim, temel ihtiyaçların bir diğeridir. Eğitim meselesine konu olan insan sayısının tespitinde şu verilerden hareket edilmektedir:

 

Türkiye’de Nüfusun Eğitimle İlgili Yaş Dağılımı (2001)

YAŞ GRUPLARI

ORAN (%)

3-5

5,91

6-13

15,56

14-16

6,08

17-20

8,25

Kaynak: ASKON, Türkiye Ekonomisi 2001 Raporu, s.13. (DİE)

 

Aşağıda, 2001 yılı verileri baz alınarak 25.000 kişi içerisinde eğitim meselesine konu olan kişi sayısı tespit edilmektedir. 3-5 ve 6-13 yaş grubu, “ana yaş grupları” itibariyle dağılımın gösterildiği tabloda yer alan verilerden hesaplandığı üzere 7.382 kişiden oluşmaktadır. 14-16 ve 17-20 yaş grubunun hesaplanmasında aktif nüfus, yani 16.195 kişi baz alınmaktadır:

 

YAŞ GRUPLARI

NÜFUS (kişi)

3-5 ve 6-13

7.382

14-16 ve 17-20

2.320

 

Çalışmadıkları düşünüldüğü takdirde, eğitime konu olan nüfusun 9.702 kişi olduğu varsayılmaktadır.

 

 

6) Yeni yerleşim bölgesinde, 25.000 insan içindeki aktif nüfusun (bu çalışmada varsayıldığı üzere) yani 13.875 kişinin istihdam sorunu giderilmek durumundadır. Bunların hangi sektörlerde [tarımda (hayvancılık dahil) veya diğer sektörlerde] istihdam edilecekleri, projeler ortaya konurken tespit edilecektir. Ancak farklı sektörlere doğru yönelim olacağı düşünülerek bunlara ilişkin veriler ortaya konacaktır. Söz konusu sektörlerin tespitinde şu tablodan faydalanılmaktadır:

 

Türkiye’de Sektörlerin İstihdamdaki Payları (2001)

SEKTÖRLER

ORAN (%)

Tarım

32,5

Sanayi

19,5

Hizmet

48,0

Kaynak: ASKON, Türkiye Ekonomisi 2002 Raporu, s.30. (DİE)

 

İstihdam konusu olarak varsayılan aktif nüfus 13.875 kişi olup, bunların sektörel dağılımı şöyledir:

 

SEKTÖRLER

NÜFUS (kişi)

Tarım

4.510

Sanayi

2.705

Hizmet

6.660

 

 

7) İstihdam edilecek nüfusun cinsiyetleri itibariyle sektörel istihdam durumunun hesaplanmasında şu tablodan faydalanılmaktadır:

 

İktisadî Faaliyet Kollarına Göre İstihdam Edilenlerin Cinsiyete Göre Dağılımı (2000 Yılı)

 

TOPLAM

TARIM

SANAYİ

HİZMET

TOPLAM

20.934

7.449

5.107

8.378

ERKEK

15.425

4.152

4.351

6.922

KADIN

5.509

3.297

756

1.456

Kaynak: DİE, http://www.die.gov.tr/IstTablolar/11ca154t.xls, Erişim tarihi: 26.03.2005.

 

13.875 kişinin cinsiyetleri itibariyle sektörel istihdam durumunun şöyle olduğu varsayılmaktadır:

 

 

TOPLAM

TARIM

SANAYİ

HİZMET

TOPLAM

13.875

4.937

3.385

5.553

ERKEK

10.224

2.752

2.884

4.588

KADIN

3.651

2.185

501

965

 

Görüldüğü üzere, gerek toplamda ve gerekse sektörler itibariyle erkek çalışanlar, kadın çalışanlardan fazladır. Bu toplumda, yeni hayata geçilmesi hâlinde ağırlığın, tarım toplumu olunması dolayısıyla, belirgin biçimde erkek çalışanlar lehine olacağı varsayılmaktadır.

 

Toplam erkek çalışan sayısı 10.224, kadın çalışan sayısı ise 3.651’dir. İstihdam, hassas ve zor bir konu olduğundan, belki de kadınların kısa vadede resmî olarak istihdam edilememesi bile söz konusu olabilecektir. Bu durumda, kısa vadede istihdama konu olan insan sayısı erkekler ile sınırlı olup, bu da 10.224 kişiye tekabül etmektedir. Bu, acilen istihdam sorunu giderilmesi gereken kişi sayısını ifade etmektedir.

 

 

8) İstihdama ilişkin tekliflerde bulunulurken, AB’nin ortaya koyduğu sektörel sınıflama dikkate alınmaktadır. Söz konusu sınıflama şöyledir:

 

Avrupa Birliği’nde Ekonomik Faaliyetlerin İstatistikî Sınıflaması (Efis 1.1.Rev.):

(DİE, http://www.die.gov.tr/sinif/efis-nace/Turkce/index_tr.htm, Erişim tarihi: 26.03.2005.)

A: Tarım, avcılık ve ormancılık

B: Balıkçılık

C: Madencilik ve taş ocakçılığı

D: İmalat

E: Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı

F: İnşaat

G: Toptan ve perakende ticaret; motorlu taşıt, motosiklet , kişisel ve ev eşyalarının onarımı

H: Oteller ve lokantalar

I: Ulaştırma, depolama ve haberleşme

J: Malî aracı kuruluşların faaliyetleri

K: Gayri Menkul kiralama ve iş faaliyetleri

L: Kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik

M: Eğitim

N: Sağlık işleri ve sosyal hizmetler

O: Diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetleri

P: Ev içi personel çalıştıran hane halkları ve hane halkları tarafından kendi kullanımlarına yönelik olarak ayrım yapılmamış üretim faaliyetleri

Q: Uluslararası örgütler ve temsilcilikleri

 

İstihdam sorununun giderilmesi için; gerek kısa vadede 10.224 kişiye, gerekse orta vadede 13.875 kişiye ve gerekse uzun vadede toplamda 16.195 kişiye ilişkin çözüm teklifleri, projelerin kapsamına göre şekillendirilmektedir.

 

 

9) Bu çalışmada, vadelerden bahsedilirken şunlar kastedilmektedir:

Kısa vade:       5 yıla kadar

Orta vade:       5-10 yıl arası

Uzun vade:     10 yıl üstü

 

 

 

B.1) I.PROJE: NÜFUSUN ÇORUM İLİ SINIRLARINDA YERLEŞTİRİLMESİ VE KALKINDIRILMASI

 

I.1.AMAÇ:

            Bu projenin amacı, nüfusun geleneksel hayat biçiminden koparılmadan, aynı yapıda yerleşimlerinin ve kalkındırılmalarının sağlanmasıdır. Bu sebeple, 25.000 kişi Çorum ili sınırları dahilinde uygun bir yere nakledilecektir.

 

 

I.2. NÜFUS NEREYE NAKLEDİLECEK?

            Bu projede, nüfusun hâlen yaşadığı varsayılan Alacahöyük beldesine yakın bir yerde olmak üzere, Boğazkale ilçesi sınırlarında uygun bir yere nakledilmesi ön görülmektedir.

 

            Alacahöyük beldesi, Çorum’un 45 km. güney batısında, Ankara’nın 160 km. doğusunda yer almaktadır. Tarımla ve hayvancılıkla uğraşan bu nüfus için yine bu faaliyetleri icra edebilecekleri bir bölge tahsis edilmelidir. Yer tespiti, merkezî ve yerel yönetim yetkililerinden ve bilim adamlarından oluşan bir heyet tarafından tespit edilmelidir.

 

 

I.3. YERLEŞTİRME ESNASINDA NELER YAPILMALI?

            Tahsis edilecek bölgede, söz konusu 5.000 aileye hayatlarını idame etmelerini sağlayacak büyüklükte toprak verilmelidir. Tahsisat, Hazine arazilerinden yapılabileceği gibi, özel mülk sahiplerinden satın alınma yoluyla da gerçekleştirilebilir.

 

            Her ailenin kendine ait hayvanı olacağından ayrıca buna ilişkin tahsisata gerek yoktur. Ancak, ihtiyaç olması hâlinde, yapılacak etüt sonrasında her aileye hayvan tahsisatı da yapılabilir.

 

 

I.4. TEMEL İHTİYAÇLARIN GİDERİLMESİ:

A) Konut:

            En başta gelen ihtiyaç, barınmadır. Nüfusun konut ihtiyacı giderilecektir. Bu amaçla 5.000 aile için konut inşaatı gerekmektedir.

 

            Bu projede, geleneksel tarım toplumu özelliği korunmak istendiğinden, tespit edilen bölgede 5.000 konut inşa edilecektir. Müstakil evler yapılacak ve böylece yeni bir belde kurulacaktır. 5.000 konut, bir beldenin kapasitesinin çok üstünde olduğundan, birden fazla belde kurulması yoluna da gidilebilir. Burada. her biri 1.000 konuttan oluşan beş belde kurulacağı varsayılmaktadır.

 

            Her ev, 500 m2 alan üzerine 120 m2 olarak inşa edilecektir. Toplamda konut için ihtiyaç duyulan arazi 2.500 dönümdür.

 

 

B) Eğitim:

            Varsayımlar arasında da belirtildiği üzere, çalışmadıkları düşünüldüğü takdirde eğitime konu olan nüfus 9.702 kişiden oluşmaktadır.

 

YAŞ GRUPLARI

NÜFUS (kişi)

3-5 ve 6-13

7.382

14-16 ve 17-20

2.320

 

            Bu toplumda 3-5 yaş grubu, okul öncesi eğitimi tercih etmeyeceği için; 6-13 ve 14-16 yaş grubu için okulların (ilk öğretim ve lise) inşası gerekmektedir. İlk öğretim okulları her beldede inşa edilecektir. Lise de inşa edilecektir, ancak gerekirse Boğazkale ilçesine de gidilebilir. Üniversite öğrencileri ise tercih ettikleri şehirlerde bulunacaklardır.

 

            Ortalama her bin öğrenci için bir okul inşa edileceği düşünülürse, toplamda 7 ilk öğretim okulu ve 2 lise (lise çağındaki nüfusun, yani 14-16 yaş grubunun 2.000 kişiden oluştuğu geriye kalan 320 kişinin ise üniversite öğrencisi olduğu varsayılmaktadır.) inşa edilmelidir. Her okul, iki dönüm üzerine inşa edilecek olursa, ihtiyaç duyulan toplam alan 18 dönümdür.

 

 

C) Sağlık:

            Her beldede bir sağlık ocağı inşa edilecektir. Uzmanlık gerektiren müdahaleler için Boğazkale, Çorum veya civar iller-ilçeler tercih edilebilecektir.

 

            Her biri 1.000 m2 alan üzerinde olmak üzere 500 m2’lik beş sağlık ocağı inşa edilecektir.

 

 

I.5. PROJENİN FİNANSMANI:

            Beş bin aileye tahsis edilecek araziye ilişkin maliyet hesaplaması yapılmayacaktır. Çünkü nüfusun hâlen sahip olduğu topraklar kamulaştırılmakta, buna karşılık yine Boğazkale sınırları içinde Hazine’ye ait arazilerden tahsisatta bulunulmaktadır.

 

Kolay anlaşılması için rakamlarda yuvarlamalar yapılacaktır.

 

A) Konut inşası için gerekli bütçe:

Konut için maliyet hesaplaması yapılacaktır. Çünkü mevcut konutlar yıkılacağından, bunun kamu için bir faydası bulunmamaktadır.

 

5.000 konut inşa edilecektir. Müstakil olarak inşa edilecek her bir konutun maliyeti 30 bin YTL’dir. Toplam konut maliyeti 150 milyon YTL’dir.

 

B) Okul inşaatı için gerekli bütçe:

Yedisi ilk öğretim, ikisi lise olmak üzere toplam 9 okul inşa edilecektir. Her bir okulun maliyeti, çevre birimleri ile beraber 750 bin YTL’dir. Okulların toplam maliyeti 7 milyon YTL’dir.

 

C) Sağlık ocağı inşaatı için gerekli bütçe:

Beş sağlık ocağı inşa edilecektir. Her bir sağlık ocağı için 400 bin YTL gerekmektedir. Toplam maliyet 2 milyon YTL’dir.

 

D) Hane halkı cari harcamaları için bütçe:

Her bir aileye, adaptasyon sürecinde cari harcamalarını karşılamak için 20 bin YTL verilecektir. Bunun toplamı 100 milyon YTL’dir.

 

Bu proje kapsamında, temel ihtiyaçlar için gerek duyulan toplam bütçe 259 milyon YTL’dir.

 

Ayrıca, olağanüstü hâllerde kullanılmak üzere, ek bir bütçe de tahsis edilmelidir. Toplam bütçenin %5’i civarında olan ek bütçe, 13 milyon YTL’ye tekabül etmektedir.

 

Böylece, projenin toplam bütçesi 272 milyon YTL’dir.

 

 

I.6. PROJENİN GERÇEKLEŞTİRİLME SÜRESİ:

            Yetkililerin bir araya gelerek yapacağı arazi tahsisatı sonrasında, inşaat süreci iki yıl ile sınırlı olacaktır. Bu kapsamda konut, okul ve sağlık ocağı, ayrıca gerekli diğer idarî birimler inşa edilecektir.

 

            Nakil süresi de dikkate alındığında, toplamda üçüncü yılın sonunda yerleşme mümkün olacaktır.

 

            Nüfusun yeni yerleşim bölgelerine adapte olmaları ve üretkenliklerini kazanmaları da bir yıl için de gerçekleşecektir. Kalkınma da dördüncü yılın sonunda gerçekleşmeye başlayacaktır.

 

            Netice itibariyle proje, mevcut amacı çerçevesinde, kısa vadede (beş yıl) başarıya ulaşabilecek niteliktedir.

 

 

I.7. GENEL DEĞERLENDİRME:

            Projede, mevcut nüfusun kendi hayat tarzından uzaklaştırılmaması hedeflenmektedir. Elbette bunun her yönüyle sağlanması mümkün değildir. Geçiş devresinde mutlaka birtakım sorunlarla karşılaşılabilecektir:

·