AKADEM<İ>KTİSAT

 

 

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2003 YILI İLK DOKUZ AYINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

 

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

HAVADİS

 

1) REEL KESİM

1-A) BÜYÜME

1-B) SANAYİ

1-C) İSTİHDAM

 

2) FİNANSAL KESİM

2-A) FİYATLAR

2-B) PARASAL GÖSTERGELER

2-C) FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI

 

3) KAMU MALİYESİ KESİMİ

 

4) DIŞ TİCARET KESİMİ

 

BAZI DEĞERLENDİRMELER VE TEKLİFLER

 

 

 

HAVADİS:

            2003 yılının ilk dokuz ayında önemli ekonomik ve ekonomi kaynaklı siyasi ve sosyal hadiseler meydana gelmiştir. Bunlardan bir kısmı ekonomiye lehte etkilere sebep olurken, bir kısmı ise aleyhte etkilere yol açıcı niteliktedir. Söz konusu hadiselerden bir kısmı aşağıda sıralanmaktadır:

 

            3 Kasım 2002 seçimleriyle iş başına gelen 58.Hükûmet, dört ay gibi bir süre iktidar koltuğunda kalabilmiş, Siirt seçimlerinin yenilenmesi sonrasında ortaya çıkan sonuçlarla, kabinede fazla değişikliğe gidilmeksizin 23 Mart 2003 itibariyle yerini 59.Hükûmet’e bırakmıştır.

 

            2002 yılında çokça dile getirilen ve gerçekleştirilmesi planlanan Orta Doğu Operasyonu’na, 2003’ün ilk çeyreği sonuna doğru başlanmıştır. Orta Doğu’ya “demokrasi, barış ve özgürlük” getirme amacıyla gerçekleştirilmesi planlanan Operasyon, 20 Mart 2003 itibariyle Amerikan deniz piyadelerinin Kuveyt sınırından Irak topraklarına kara harekatı düzenlenmesiyle başlatılmıştır. Operasyon, Bağdat’ın 9 Nisan 2003’te düşmesi ile belirli bir kısmı itibariyle tamamlanmıştır. Bununla beraber, bölgede henüz sükunet sağlanabilmiş değildir.

 

            Meydana gelen diğer bir gelişme ise yolsuzluklarla mücadele alanındadır. Bu kapsamda, 12 Haziran 2003 tarihinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik’e el konulmuştur. 4 Temmuz 2003’te de İmar Bankası’nın yönetim ve denetimi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiştir. 7 Temmuz 2003’te ise söz konusu firma ve banka sahiplerinin ve şirketlerinin mallarına ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Dava yargıya intikal etmiş olup, süreç halen işlemektedir.

 

            3 Ağustos 2003 tarihinde, IMF’ye olan borçlarımızın bir kısmına erteleme kararı alınmıştır. Bu çerçevede, 2004 ve 2005 döneminde ödenecek 11,3 milyar dolarlık borcumuz 2006 yılına ertelenmiştir. Söz konusu erteleme, ekonomimizin içinden geçtiği sıkıntılı süreçte önemli bir rahatlamaya sebep olmuştur. Nitekim bu erteleme sayesinde, piyasalarda son çeyrekte gerçekleşebileceği konusunda endişe duyulan likidite vb. kriz ihtimalleri zayıflamıştır.

 

            Türkiye, AB’ye üyelik konusunda net tavrını ortaya koymuş olup, bu çerçevede gerekli uyum çalışmalarını sürdürmektedir. Nitekim, 6.AB Uyum Paketi’nden sonra 7.AB Uyum Paketi(4963 Sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun) de 6 Ağustos 2003 tarihinde, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştır. Ekonomik, sosyal ve siyasi alanda evrensel standartlara uyumu hedefleyen bu çalışmalar, ülke olarak iyi niyetimizi ve kararlılığımız ifade etmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

 

            Üçüncü çeyreğin sonuna doğru, finansal kaynak temini ile ilgili önemli bir gelişme kaydedilmiştir. 23 Eylül 2003 tarihinde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve ABD Hazine Bakanı ile imzalanan finansman anlaşması çerçevesinde 8,5 milyar dolarlık kredi tahsisine karar verilmiştir. Uzun vadeli ve düşük faizli olacağı ifade edilen bu kredi de ekonomide önemli ölçüde rahatlamaya sebep olacaktır.

 

            29 Eylül 2003’te de hukuki, ekonomik ve siyasi boyutları bulunan bir gelişme meydana gelmiştir. Yargıtay 6.Ceza Dairesi, bir siyasi partinin(DEHAP), 3 Kasım seçimleri öncesinde “resmi belgede sahtecilik” yaptığı gerekçesiyle, bazı yetkililerine verilen cezaları onaylamıştır. Bu karar, politik bir belirsizliğe yol açmıştır. Söz konusu belirsizliğin giderilmesi ise YSK’nın 5 Ekim 2003 tarihinde verdiği kararla nispeten ortadan kalkmıştır.

 

 

Burada, mevcut veriler ışığında Türkiye ekonomisinin 2003 yılı ilk dokuz ayına ilişkin sektörel analizler yapılacaktır:

 

 

1)REEL KESİM

A)BÜYÜME:

            Türkiye ekonomisi, ağırlıklı olarak 1999 yılı itibariyle yaşamaya başladığı kriz sürecinde büyüme oranları açısından dalgalı bir trend sergilemiştir. 1999-2002 dönemi büyüme oranları incelendiğinde bu durumun görülmesi mümkündür. Ancak 2002 itibariyle ekonominin tedrici olarak rayına oturmaya başladığına şahit olunmaktadır. Ekonomi, birçok olumsuzluğu içinde barındırıyor olmakla beraber, dinamiklerini harekete geçirerek belli bir büyüme trendi de yakalamıştır.

 

Ekonomik büyümeye ilişkin veriler, aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

 

TABLO 1: BÜYÜME (GSMH) ORANLARI (%)

YILLAR

BÜYÜME ORANI

1997

8,0

1998

3,8

1999

-6,4

2000

6,3

2001

-9,5

2002

I.çeyrek

II.çeyrek

III.çeyrek

IV.çeyrek

7,8

0,4

10,7

7,9

11,5

2003 (hedef)

I.çeyrek

II.çeyrek

5,0

7,4

3.7

Kaynak:DİE

 

 

            2001 yılında %9,5 oranında daralan ekonomide, 2002 yılında hedeflenenin de üstünde büyüme sağlanmıştır. Nitekim, özellikle son çeyrek itibariyle kaydedilen yüksek performans ile %4 olarak tespit edilen büyüme hedefinin neredeyse iki katı civarında bir büyüme oranına ulaşılmıştır. 2003 yılı için tespit edilen büyüme hedefi ise, evvelki yılın rekor seviyesindeki büyüme hızına rağmen mütevazi bir oranda olup %5’tir. İlk çeyrekler itibariyle değerlendirildiğinde ise 2002 yılıyla kıyaslandığında 2003 yılındaki büyüme oranı çok yüksek seviyede gerçekleşmiştir. Söz konusu oranlar sırasıyla %0,4 ve %7,4’tür. (Bkz. Tablo 1)

 

            Ancak ikinci çeyrekte aynı durum mevcut değildir. 2002 yılı ikinci çeyreğine göre 2003 yılı aynı döneminde sağlanan büyüme oranı, belirgin bir şekilde düşmüştür. 2002’de %10,7 olan oran, 2003’ün aynı döneminde %3,7 olarak gerçekleşmiştir. (Bkz. Tablo 1) Bu düşüşte, büyük ölçüde Orta Doğu Operasyonu’nun ve buna bağlı olarak ekonomik faaliyetlerde meydana gelen gerilemenin etkili olduğu ifade edilebilir.

 

            GSYİH büyüme hızı ise 2003 ilk çeyreğinde %8,1 oranında gerçekleşmişken, ikinci çeyrekte %3,7’ye düşmüştür.

 

            DİE’den yapılan açıklamaya göre, 2003 yılı ilk çeyreği itibariyle GSMH, cari fiyatlarla 66 katrilyon 147 trilyon 465 milyar TL iken, bu meblağ ikinci çeyrek itibariyle 81 katrilyon 189 trilyon 840 milyar TL’ye yükselmiştir. Bazı alt sektörlerde ilk iki çeyrek itibariyle sağlanan büyüme oranları ise sabit fiyatlarla şöyle olmuştur:Tarım %0,6; Sanayi %6; İnşaat %-15,6; Ticaret %8,1; Ulaştırma ve Haberleşme %9,6; Finansal Kuruluşlar %-8,3; Serbest Meslekler ve Hizmetler %5,6.

 

            Yıl geneli dikkate alındığında, meydana gelen olumsuz gelişmelere rağmen, %5’lik büyüme hedefinin tutturulması mümkündür. Normal şartlarda bunun aşılabilmesi de mümkün görünmektedir. OECD’nin Mart 2003’te yayımladığı tahmin raporunda da Türkiye’nin 2003-2007 döneminde ortalama %5,7 oranında büyüyeceği ifade edilmektedir. Bu da gerek cari yılda ve gerekse müteakip yıllarda Türkiye’nin önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna işaret etmektedir.

 

 

B)SANAYİ:

İmalat sanayiindeki üretim artış oranları, alt sektörler itibariyle aşağıda yer almaktadır.

 

TABLO 2: ÜRETİM ARTIŞI (OCAK-TEMMUZ)

İKTİSADİ FAALİYET KOLLARI

ÜRETİM DEĞİŞİMİ (%)

2002

2003

TOPLAM SANAYİ

8,3

8,2

Madencilik Sektörü

-8,9

-11,8

İmalat Sanayii Sektörü

9,5

9,2

Elektrik, Gaz ve Su Sektörü

6,1

7,5

Kaynak:DİE

 

 

            Sanayi sektörü, ilk yedi ay itibariyle 2002 yılına göre 2003’te toplamda %8,2 oranında bir artış kaydetmiştir. Alt sektörler itibariyle en yüksek artış %9,2 oranıyla imalat sanayiinde gerçekleşmiştir. Madencilik sektöründe ise belirgin bir üretim düşüşü meydana gelmiş olup, düşüş oranı %12 civarındadır. (Bkz. Tablo 2)

 

 

TABLO 3: KAPASİTE KULLANIM ORANLARI (%)

 

2001

2002

2003

Ocak

70,5

73,9

74,9

Şubat

70,9

71,0

71,9

Mart

70,7

75,3

78,3

Nisan

68,5

73,8

75,9

Mayıs

70,4

75,7

78,7

Haziran

71,3

76,4

80,1

Temmuz

71,1

77,5

80,0

Ağustos

71,7

76,4

79,1

Eylül

72,9

79,7

 

Ekim

74,0

80,4

 

Kasım

74,0

77,2

 

Aralık

73,3

76,5

 

Kaynak:DİE

 

 

            2002 yılı ile kıyaslandığında, 2003 yılı aylarında kullanılan kapasite oranları daha yüksek seviyededir. En düşük oran %71,9 ile Şubat’ta iken, en yüksek oran %80,1 ile Haziran ayındadır. (Bkz. Tablo 3) Ocak-Ağustos dönemi ortalama kapasite kullanım oranı ise %77,5 civarındadır.

 

 

TABLO 4: TAM KAPASİTE İLE ÇALIŞAMAMA SEBEPLERİ (OCAK-AĞUSTOS) (%)

 

2002

2003

İç Pazarda Talep Yetersizliği

49,9

66,0

Dış Pazarda Talep Yetersizliği

16,4

13,8

Mali İmkansızlık

3,3

2,5

Yerli Mallarda Ham Madde Yetersizliği

3,6

3,7

İşçilerle İlgili Meseleler

2,0

1,8

İthal Mallarda Ham Madde Yetersizliği

1,2

1,2

Kaynak:DİE

 

 

            2003 yılı Ocak-Ağustos dönemi itibariyle “tam kapasite ile çalışamama” için belirtilen sebepler, 2002 yılı aynı dönemi için belirtilen sebeplerle benzerlik göstermekte olup sadece nispi değişiklikler söz konusudur. Ortaya çıkan sonuçlara göre, “İç pazarda talep yetersizliği” daha da artmıştır. Nitekim ilgili oranın, %49,9’dan %66’ya çıktığı görülmektedir. Buna karşılık, “Dış pazarda talep yetersizliği” seviyesi düşmüştür. Çünkü 2002 yılı ilk yedi ayında bununla ilgili belirtilen oran %16,4 iken, 2003 yılı aynı döneminde bu oran %13,8’e gerilemiştir. (Bkz. Tablo 4) Bu da, dış ticaret açısından nispeten olumlu gelişmelerin varlığını işaret etmektedir.

 

 

TABLO 5: YENİ KURULAN ŞİRKETLER, KOOPERATİFLER VE FİRMALAR (OCAK-AĞUSTOS)

 

2002

2003

Değişim(%)

Yeni açılan şirketler ve koop.

21.256

21.443

0,88

Kapanan şirketler ve koop.

2.025

3.457

70,71

Yeni açılan firmalar

15.878

22.918

44,34

Kapanan firmalar

11.377

8.644

-24,02

Kaynak:DİE

 

 

            Ocak-Ağustos dönemi itibariyle 2002 yılına göre 2003 yılında, şirket ve kooperatif açılışlarında %0,88 oranında artış meydana gelmiştir. Kapanan şirket ve kooperatif sayısı da artmış olup, bu artış %70,71 oranındadır. Firmalar açısından değerlendirildiğinde ise açılışlar açısından şirket ve kooperatiflere paralel bir gelişim görülmektedir. Nitekim, firma açılışlarında %44,34 oranında artış olmuştur. Firma kapanışlarında ise %24,02 oranında azalma meydana gelmiştir. (Bkz. Tablo 5)

 

 

C)İSTİHDAM:

            DİE, Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, 2003 yılının ikinci çeyreği itibariyle kurumsal olmayan nüfusa ilişkin istihdam durumu aşağıda yer almaktadır.

 

TABLO 6: KURUMSAL OLMAYAN NÜFUSUN İŞGÜCÜ DURUMU (000 kişi)

 

2002

2003

 

II. ÇEYREK

II. ÇEYREK

KURUMSAL OLMAYAN SİVİL NÜFUS

 

 

(15 VE ÜSTÜ YAŞ)

47.927

48.799

 

 

 

İŞGÜCÜ DURUMU

24.233

24.115

   İstihdam Edilen

21.975

21.696

   İşsiz

2.259

2.418

 

 

 

İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI (%)

50,6

49,4

 

 

 

İSTİHDAM ORANI (%)

45,9

44,5

İŞSİZLİK ORANI (%)

9,3

10,0

   Eğitimli Genç Oranı

26,9

25,6

 

 

 

EKSİK İSTİHDAMDA OLANLARIN İŞGÜCÜNE ORANI (%)

 

5,8

 

4,6

   Eğitimli Genç Oranı

5,3

5,1

Kaynak:DİE

 

 

            2002’nin II.çeyreğine nazaran 2003 yılının aynı döneminde “15 ve üstü yaştaki nüfusta” artış meydana gelmiştir. Bu çerçevede 47.927.000 olan nüfus, 48.799.000’e yükselmiştir. İstihdam edilenlerde ise 279 bin kişilik azalma yaşanmıştır. İşgücüne katılım oranında da nispi bir düşüş görülmüş, 2002’nin ikinci çeyreğinde %50,6 olan oran, 2003’ün aynı döneminde %49,4’e düşmüştür. (Bkz. Tablo 6)

 

            2002’nin ikinci çeyreğinde %45,9 olan istihdam oranı, 2003’ün aynı döneminde %44,5’e düşmüştür. İşsizlik oranı da %9,3’ten %10’a yükselmiştir. İşsizlik oranı artmakla beraber, işsiz eğitimli genç oranında düşüş gerçekleşmiştir. Önceki dönemde %26,9 olan bu oran, %25,6’ya gerilemiştir. (Bkz. Tablo 6) Demek ki eğitimli gençler, ekonomide meydana gelen nispi iyileşmeye paralel olarak iş bulma imkanına sahip olabilmektedir.