TÜRKİYE EKONOMİSİNİN
2002 YILINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
İÇİNDEKİLER:
GİRİŞ
A) BÜYÜME
B) SANAYİ
C) İSTİHDAM
D) FİYATLAR
E) PARASAL GÖSTERGELER
F) KAMU MALİYESİ
G) DIŞ TİCARET
DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER
GİRİŞ:
2002, büyük
umutlarla başlanan bir yıl oldu. 1997 yılı itibariyle Dünya’da başlayarak
Türkiye’de ağırlığını 1999 yılında hissettiren bir kriz sürecine girdik. Krizin
şiddeti ise 2000 ve 2001 yıllarında görüldü. Söz konusu zorlu dönem sonrasında,
yani 2002 yılında ise daha hafif bir süreç beklentisi içine girildi. Nitekim
yılın ilk çeyreğinde bu beklentiler nispeten karşılandı. Ancak sonraki dönemler
itibariyle asıl beklentilerin karşılanmış olduğunu söylemeye imkan sağlayacak
gelişmelerle dolu bir yıl olmadı 2002 yılı.
Bu yıla damgasını vuran en önemli gelişmeler; seçim ve
Ortadoğu Operasyonu idi.
Yılın
ikinci çeyreği itibariyle Başbakan’ın rahatsızlığı ile gündeme gelen seçim
konusu, gündemdeki yerini sürekli korudu. Yılın üçüncü çeyreği başlarında, 7
Temmuz tarihinde, bir Başbakan yardımcısının “seçimin 3 Kasım’da
yapılabileceği” yönündeki sözleri ile seçim açısından geri dönülemez bir yola
girildi.
3 Kasım
seçimlerine gelince... Türkiye, cumhuriyet tarihinin en ilginç seçimlerinden
birini yaşadı. Sonucu itibariyle ortaya çıkan eğilim, halkın 90’lı yıllardan
beri yönetime gelen koalisyon hükumetlerine adeta “yeter” demesi yönündeydi. Bu
çerçevede Türkiye, “tek partili” bir iktidarla ve “tek partili” bir muhalefetle
idare olmayı tercih etti.
2002’ye
damgasını vuran diğer önemli mesele ise Ortadoğu Operasyonu idi. 11 Eylül’de
yaşanan olaylar sonrasında, dünyanın gelişmiş bazı ülkeleri, Irak odaklı olmak
üzere Ortadoğu’da bir operasyonun gerekliliğini sürekli dile getirdiler.
Dolayısıyla bölgeye fiziki yakınlığı dolayısıyla Türkiye hep gündemde oldu.
2001 yılında dile getirilen bu düşünce, 2002 yılı boyunca da ifade edildi ve
operasyon için uygun bir zaman ve zemin tespit edilmeye çalışıldı. Bu
çerçevede, Türkiye’nin de operasyonda yer alması veya gerekli desteği sağlaması
yönünde tekliflerde bulunuldu.
Yıl boyunca
Türkiye’de; Başbakan’ın rahatsızlığı, Bir zamanların güçlü bazı şirketlerinde
iflaslar, Bürokratik kademelerde önemli hareketlenmeler, Bankacılık piyasasında
satış-devir ve birleşmeler, Şirket kurtarmaya yönelik yaklaşımlar, Politik
arenada önemli hareketlenmeler gibi çok sayıda gelişmeye şahit olundu. Ancak
bunlar bir yana, seçim ve Ortadoğu Operasyonu hep ön planda yer alan
meselelerdi.
Ekonomimiz,
zorlu kriz sürecini devam ettirmektedir. Yaşanan bu süreçte her ne kadar dış
ekonomik faktörlerin etkisi olsa da, krizin tamamen bunlardan kaynaklandığını
ifade etmek kolaycılık olur. Açıktır ki ülke olarak, sağlam bir ekonomik yapıya
sahip değiliz. Dolayısıyla dış faktörlerden de çabuk etkilenmekteyiz. Ayrıca
ekonomik yapı ile birebir bağlantılı olan sosyal, siyasi, hukuki ve kültürel
boyutlar açısından da çok sayıda zaafımız mevcuttur. Halbuki sağlam bir
ekonomik yapı için sağlam bir sosyal, siyasi, hukuki ve kültürel yapıya da
sahip olmak gerekir. O halde hedef, toplu bir kalkınma modeli ile başarı
sağlamaktır. Ülke insanları olarak bunun bilincinde olmalı ve uygun bir şekilde
hareket etmelidir.
Burada, mevcut veriler ışığında Türkiye ekonomisinin 2002 yılına
ilişkin sektörel analizler yapılacaktır:
A) BÜYÜME:
Krizle birlikte GSMH’mizde meydana gelen erimeye paralel
olarak kişi başına düşen milli gelirimizde(KBMG) de düşüş yaşandı. 3.000
Dolarlarla ifade edilen KBMG’miz, bu süreçte 2.000 Dolarlara kadar geriledi.
DİE tarafından yapılan açıklamalara göre 2001 yılında KBMG 2.123 Dolar’dır.
Farklı kaynaklarca yapılan hesaplamalara göre 2002 yılında bu meblağ, 2.500
Dolar civarına yükselmiştir. Kriz öncesi seviyelere ulaşmak ise biraz zaman
gerektirmektedir.
Ekonomik büyümeye ilişkin veriler, Tablo 1’de verilmiştir.
TABLO 1: BÜYÜME(GSMH)
ORANLARI (%)
|
YILLAR |
BÜYÜME ORANI |
|
1997 |
8,0 |
|
1998 |
3,8 |
|
1999 |
-6,4 |
|
2000 I.çeyrek II.çeyrek III.çeyrek |
6,3 4,2 5,4 7,2 |
|
2001 I.çeyrek II.çeyrek III.çeyrek |
-9,5 -3,3 -12,3 -9,1 |
|
2002 (hedef) I.çeyrek II.çeyrek III.çeyrek |
4,0 0,2 9,4 7,8 |
Kaynak:DİE
2001
yılında ekonomide meydana gelen daralma, 2002 yılında yerini büyümeye terk etmiştir.
Nitekim büyüme oranları çeyrekler itibariyle sırasıyla %0,2, %9,4 ve %7,8
olmuştur. (Bkz. Tablo 1) 2002 yılı hedef büyüme oranı %3 idi. Bu oran
ekonominin performansı göz önünde bulundurularak %4 olarak revize edilmişti. Üç
çeyrek itibariyle gerçekleşen büyüme oranlarına bakıldığında, %4 üstünde büyüme
sağlandığı ortaya çıkmaktadır. 2002 yılı büyüme oranının toplamda %6,5
civarında gerçekleştiği belirtilebilir.
B) SANAYİ:
İmalat sanayiindeki üretim artış oranları, alt sektörler
itibariyle aşağıda yer almaktadır.
TABLO 2: ÜRETİM ARTIŞI
|
İKTİSADİ FAALİYET KOLLARI |
|
|
|
2001 |
2002 |
|
|
TOPLAM SANAYİ |
-8,9 |
9,1 |
|
Madencilik Sektörü |
-7,9 |
-9,5 |
|
İmalat Sanayii Sektörü |
-9,8 |
10,6 |
|
Elektrik, Gaz ve Su Sektörü |
-1,7 |
5,4 |
Kaynak:DİE
2002 yılı
toplam sanayi üretiminde önemli oranda artış sağlanmıştır. Madencilik sektörü
hariç olmak üzere tüm alt sektörlerde elde edilen üretim artışı, bu sonucu
doğurmuştur. Toplam sanayi üretim artış oranı, 2001’de %-8,9 iken 2002 yılında bu
oran %9,1’e yükselmiştir. 2001 yılında tüm sektörlerde üretim düşüşü
yaşanmışken, 2002 yılında bu özelliği devam ettiren tek sektör belirtildiği
gibi madencilik sektörüdür. En yüksek üretim artışı ise imalat sanayii
sektöründedir.(Bkz. Tablo 2)
TABLO 3: KAPASİTE
KULLANIM ORANLARI (%)
|
|
2000 |
2001 |
2002 |
|
Ocak |
73,0 |
70,5 |
73,9 |
|
Şubat |
74,0 |
70,9 |
71,0 |
|
Mart |
74,0 |
70,7 |
75,3 |
|
Nisan |
77,2 |
68,5 |
73,8 |
|
Mayıs |
77,1 |
70,4 |
75,7 |
|
Haziran |
76,7 |
71,3 |
76,4 |
|
Temmuz |
76,4 |
71,1 |
77,5 |
|
Ağustos |
75,8 |
71,7 |
76,4 |
|
Eylül |
73,9 |
72,9 |
79,7 |
|
Ekim |
81,3 |
74,0 |
80,4 |
|
Kasım |
79,6 |
74,0 |
77,1 |
|
Aralık |
74,5 |
73,3 |
76,7 |
Kaynak:DİE
Kapasite
kullanım oranında(KKO), yıl boyunca dönemler itibariyle istikrarlı bir artış
olduğu görülmektedir. Her üç aylık dönem itibariyle giderek artan KKO söz
konusudur. Ay bazında incelendiğinde yıla %73,9 ile başlandığı, %76,7 oranıyla
bitirildiği görülmektedir. Yıl boyunca en düşük oran %71 ile Şubat ayında iken,
en yüksek oran %80,4 ile Ekim ayında gerçekleşmiştir. 2002 yılında ortalama KKO
ise %76 civarındadır.(Bkz. Tablo 3)
TABLO 4: TAM KAPASİTE
İLE ÇALIŞAMAMA SEBEPLERİ (Aralık) (%)
|
|
2001 |
2002 |
|
İç Pazarda Talep Yetersizliği |
56,2 |
68,9 |
|
Dış Pazarda Talep Yetersizliği |
12,7 |
11,7 |
|
Mali İmkansızlık |
3,9 |
2,2 |
|
Yerli Mallarda Hammadde Yetersizliği |
3,5 |
2,8 |
|
İşçilerle İlgili Meseleler |
2,5 |
2,1 |
|
İthal Mallarda Hammadde Yetersizliği |
1,0 |
1,4 |
Kaynak:DİE
Aralık ayı
itibariyle, tam kapasite ile çalışamama için belirtilen en önemli sebep “İç
Pazarda Talep Yetersizliği”dir. Bununla ilgili oran 2001’de %56,2 iken, 2002 yılında
%68,9’a yükselmiştir. Bunu ise %11,7 oranıyla “Dış Pazarda Talep Yetersizliği”
izlemektedir. Fakat sevindirici olan, dış pazar talebi ile ilgili belirtilen
sebebin oranındaki düşüştür. 2001’de %12,7 iken, 2002 yılında bu oran %11,7’ye
düşmüştür. Her iki kalemden ortaya çıkan sonuç; iç piyasada daralmanın, dış
piyasalarda ise ticari başarıların devam ettiği şeklindedir.(Bkz. Tablo 4)
TABLO 5: YENİ KURULAN ŞİRKETLER,
KOOPERATİFLER VE FİRMALAR
|
|
2001 |
2002 |
Değişim(%) |
|
Yeni açılan şirketler ve koop. |
29.665 |
30.842 |
3,97 |
|
Kapanan şirketler ve koop. |
2.464 |
3.667 |
48,82 |
|
Yeni açılan firmalar |
16.171 |
24.012 |
48,49 |
|
Kapanan firmalar |
13.707 |
14.994 |
9,39 |
Kaynak:DİE
Yeni açılan
şirket ve kooperatif sayısı 30.842 iken, kapananların sayısı 3.667’dir. Buna
karşılık yeni açılan firma sayısı 24.012, kapananların sayısı ise 14.994’tür.
2001 yılı ile kıyaslandığında açılışlarda; hem şirket-kooperatif sayısında, hem
de firma sayısında artış olduğu ortaya çıkmaktadır. Açıktır 2002, önceki yıla
göre ekonomide nispi toparlanmanın yaşandığı bir yıl olmuştur.(Bkz. Tablo 5)
C) İSTİHDAM:
DİE, Hane
Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, 2002 yılının dördüncü çeyreği itibariyle
kurumsal olmayan nüfusa ilişkin istihdam durumu Tablo 6’da yer almaktadır.
TABLO 6: KURUMSAL OLMAYAN NÜFUSUN İŞ
GÜCÜ DURUMU
|
(000 kişi) |
2001 |
2002 |
|
|
IV. ÇEYREK |
IV. ÇEYREK |
|
KURUMSAL OLMAYAN SİVİL
NÜFUS |
|
|
|
(15 VE ÜSTÜ YAŞ) |
46.058 |
47.006 |
|
|
|
|
|
İŞGÜCÜ DURUMU |
22.077 |
23.220 |
|
İstihdam Edilenler |
19.742 |
20.584 |
|
İşsiz |
2.335 |
2.636 |
|
|
|
|
|
İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI
(%) |
47,9 |
49,4 |
|
|
|
|
|
İSTİHDAM ORANI (%) |
42,9 |
43,8 |
|
İŞSİZLİK ORANI (%) |
10,6 |
11,4 |
|
Eğitimli Genç Oranı |
27,0 |
30,0 |
|
|
|
|
|
EKSİK İSTİHDAMDA
OLANLARIN İŞGÜCÜNE ORANI (%) |
6,1 |
5,1 |
|
Eğitimli Genç Oranı |
7,2 |
6,5 |
Kaynak:DİE
2002 yılının
dördüncü çeyreği itibariyle istihdam açısından nispeten olumlu gelişmeler
yaşanmıştır. Önceki yılla kıyaslandığında; “istihdam edilenler, eksik
istihdamdakiler ve eksik istihdamdaki eğitimli genç oranı” açısından dikkate
değer gelişmeler olmuştur. İstihdam edilenlerde; 2001 yılına göre 2002 yılında
842.000 kişilik artış vardır. Eksik istihdamdakilerin oranında da düşüş
gerçekleşmiştir. 2001 yılında bu oran %6,1 iken 2002 yılında %5,1’e düşmüştür.
Eksik istihdamdaki eğitimli genç oranında da düşüş vardır. 2001’de %7,2 olan bu
oran 2002’de %6,5’e düşmüştür.(Bkz. Tablo 6)
İstihdamdaki
olumsuzluklar ise “işsiz sayısı, işsizlik oranı ve işsiz eğitimli genç oranı”
ile ilgilidir. 2001’e göre 2002 yılında işsizler arasına 301.000 kişi daha
katılmıştır. Yine aynı dönemlerde işsizlik oranı %10,6’dan %11,4’e
yükselmiştir. İşsizler arasındaki eğitimli genç oranı da %27’den %30’a
yükselmiştir.(Bkz. Tablo 6)
D) FİYATLAR:
Merkez
Bankası, “fiyat istikrarının sağlanması” şeklinde belirlediği öncelikli
hedefine sadık kalmış ve politikalarını bu yönde uygulamaya koymuştur. Söz
konusu politikalarla, enflasyon hedeflerine ulaşılmıştır.
TABLO 7: FİYATLARDAKİ
GELİŞMELER (Aylık Ortalama)
|
|
TEFE |
|
TÜFE |
||
|
|
2001 |
2002 |
|
2001 |
2002 |
|
Ocak |
2,3 |
4,2 |
|
2,5 |
5,3 |
|
Şubat |
2,6 |
2,6 |
|
1,8 |
1,8 |
|
Mart |
10,1 |
1,9 |
|
6,1 |
1,2 |
|
Nisan |
14,4 |
1,8 |
|
10,3 |
2,1 |