TÜRKİYE EKONOMİSİNİN
2001 YILINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
İÇİNDEKİLER:
GİRİŞ
A) BÜYÜME
B) SANAYİ
C) İSTİHDAM
D) FİYATLAR
E) PARASAL GÖSTERGELER
F) KAMU MALİYESİ
G) DIŞ TİCARET
DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER
GİRİŞ:
2001 yılı,
yaşanan sıkıntılar ve meydana gelen gelişmeler açısından gerçekten ilginç bir
yıl olmuştur. Ekonomik alanda meydana gelen krize ilaveten, sosyal, siyasi ve
idari alanlarda da ilginç gelişmeler yaşanmıştır.
2001 yılında, ilk bakışta ekonomi
üzerinde büyük etkilere yol açan iki gelişme göze çarpmaktadır. Bunlardan ilki,
Şubat’ta yaşanan politik ve buna bağlantılı ekonomik krizdir. Bu krizin hemen
sonrasında büyük oranlı bir devalüasyon gerçekleştirilmiş ve ekonomi bir
belirsizlik ortamına sürüklenmiştir. Bunu müteakiben, bir programdan
vazgeçilmiş ve yeni bir programın uygulanmasına geçilmiştir. Bu süreçte reel ve
finansal kesimlerde büyük boyutlarda sıkıntılarla karşılaşılmıştır. Fiyatlar
genel seviyesinde, istihdamda olumsuz gelişmeler meydana gelmiştir.
İkinci
önemli gelişme ise, şu ana kadar benzeri görülmemiş bir nitelik taşımaktadır.
11 Eylül’de ABD’nin muhtelif bölgelerine yapılmış olan hava saldırıları ve
bunların sebep olduğu gelişmelerden bahsetmekteyiz. Hiç beklenmedik bir anda ve
beklenmedik bir şekilde gerçekleşen bu saldırılar, tüm dünya ülkelerini şu veya
bu şekilde etkileyici bir mahiyet arz etmiştir. Tabiri caizse dünya adeta “yeni
bir denge”ye doğru yol almıştır ve halen de almaktadır. Saldırı sonrasında,
Afganistan’a yönelik bir dizi operasyon gerçekleştirilmiştir. Bu, aynı şiddette
olmasa bile halihazırda da devam etmektedir. Bundan sonrasında ne olacağını
tahmin etmek kolay olmamakla birlikte, operasyonun rotasının Ortadoğu’ya
yöneltileceği belirtilmektedir ki bu, kuvvetle muhtemeldir. Anlaşılan o ki,
yakın bir zamanda Ortadoğu hareketli bir döneme gebedir. Böyle bir dönemin
başlaması, Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Açıktır ki bu tür bir
operasyon, Ülkemizi direkt olarak etkileyecektir. Umarız, bu etki olumsuz
olmaz.
Ekonomide, son çeyrekte nispi bir
canlılık meydana gelmiş ve IMF ile yapılan görüşmelerde ekonomimizin geleceğine
yönelik verilen olumlu sinyaller, piyasalarda adeta bir “bahar” havası
estirmiştir. Dolayısıyla 2002 yılı ve sonrasına yönelik ümitvar bekleyişler söz
konusu olmuştur. Ayrıca, 4 Şubat’ta IMF ile yapılan görüşmelerde de yeni niyet
mektubu onaylanmıştır. Bu çerçevede 2002-2004 dönemi için 16 milyar dolarlık
kredi desteği sağlanmıştır. Bu yıl için öngörülen meblağ 14 milyar dolardır.
Kredinin 9 milyar dolarlık kısmının hemen kullandırılması öngörülmüş geriye
kalan 5 milyar dolarlık kısmının ise yeni gözden geçirmelere bağlı olarak
kullandırılmasına karar verilmiştir. Tüm bu bekleyişler de gelecek konusunda
ümitleri pekiştirici bir mahiyet arz etmiştir.
Bununla birlikte, her şeyin
düzelmediği malumdur. Reformların uygulanmasına devam edilmeli ve içinde
bulunduğumuz ortamın hassasiyeti göz önünde bulundurularak çok dikkatli hareket
edilmesi gerekmektedir.
Aşağıda, Türkiye ekonomisinin 2001 yılına ilişkin
değerlendirmesi yer almaktadır:
A) BÜYÜME:
TABLO 1: BÜYÜME ORANLARI (sabit)
|
Yıllar |
Büyüme oranı |
|
1997 |
8,0 |
|
1998 |
3,8 |
|
1999 |
-6,4 |
|
2000 I.dönem II.dönem III.dönem |
6,1 4,2 5,4 7,2 |
|
2001 I.dönem II.dönem III.dönem |
-4,4 -11,4 -8,5 |
Kaynak:DİE
2000 yılı,
üç aylık dönemler itibariyle dikkate alındığında, artan oranlı büyümelerin
yaşandığı bir yıldır. Ancak, aynı durum 2001 yılında söz konusu değildir. Nitekim
ilk çeyrekte % 4,4’lük bir küçülme gerçekleşmiştir. İkinci çeyrekte ise rekor
seviyede bir küçülme yaşanmıştır. Üçüncü çeyrekteki küçülme ise nispeten düşük
olmakla birlikte yine de yüksek seviyededir. Nitekim 2001’in üçüncü
çeyreğindeki % 8,5’luk küçülme oranı, 2000’deki aynı dönem büyüme oranını yok
edecek seviyededir. Hatta daha yüksek seviyede bir daralma söz konusudur. Yıl
genelinde dikkate alındığında, 2001 yılının ortalama büyüme oranı % -8,5
civarındadır. (Bkz. Tablo 1)
B) SANAYİ:
İmalat sanayiindeki üretim artışı oranları, alt sektörler
itibariyle aşağıda yer almaktadır.
TABLO 2: BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE ÜRETİM ARTIŞI
|
İKTİSADÎ FAALİYET KOLLARI |
ON AYLIK ORTALAMA |
|
|
2000 |
2001 |
|
|
TOPLAM SANAYİ |
5,7 |
-8,1 |
|
MADENCİLİK SEKTÖRÜ |
-4,4 |
-6,9 |
|
İMALAT SANAYİ SEKTÖRÜ |
6,1 |
-8,9 |
|
ELEKTRİK, GAZ VE SU SEKTÖRÜ |
8,6 |
-2,2 |
Kaynak:DİE
On aylık
ortalamalar dikkate alındığında, 2000 yılında sadece madencilik sektöründe üretim
düşüşü meydana gelmiştir. Ancak, 2001 yılında istisnasız tüm sektörlerde üretim
düşüşü söz konusudur. En büyük düşüş oranı ise % 8,9 olmak üzere imalat sanayi
sektöründe gerçekleşmiştir. (Bkz. Tablo 2)
TABLO 3: KAPASİTE KULLANIM ORANLARI (%)
|
|
2000 |
2001 |
|
Ocak |
73,0 |
70,5 |
|
Şubat |
74,0 |
70,9 |
|
Mart |
74,0 |
70,7 |
|
Nisan |
77,2 |
68,5 |
|
Mayıs |
77,1 |
70,4 |
|
Haziran |
76,7 |
71.3 |
|
Temmuz |
76,4 |
71.5 |
|
Ağustos |
75,8 |
71.7 |
|
Eylül |
73,9 |
72.9 |
|
Ekim |
81,3 |
73.9 |
|
Kasım |
79,6 |
74.1 |
|
Aralık |
74,5 |
73.6 |
Kaynak:DİE
2001 yılı
kapasite kullanım oranları, ekonomide meydana gelen daralma ile ilgili çok
önemli ipuçları vermektedir. Yıl itibariyle ortalama kapasite kullanım oranı %
72 civarındadır. En düşük oran, Nisan ayı itibariyle % 68,3; en yüksek oran ise
Kasım ayı itibariyle % 74,1’dir. Dikkat edilirse, 2001 yılının en yüksek oranı
olan % 74,1, neredeyse 2000 yılının en düşük oranına tekabül etmektedir. Bu
açıdan üretimde, 2000 yılına göre 2001 yılında belirgin bir gerileme söz
konusudur. (Bkz.Tablo 3)
TABLO 4: TAM KAPASİTE İLE ÇALIŞAMAMA SEBEPLERİ (%) :
|
|
ARALIK 2000 |
ARALIK 2001 |
|
İç Pazarda Talep Yetersizliği |
50,2 |
55,9 |
|
Dış Pazarda Talep Yetersizliği |
12,7 |
12,8 |
|
Mali İmkansızlık |
2,5 |
3,7 |
|
Yerli Mallarda Hammadde Yetersizliği |
6,6 |
3,6 |
|
İşçilerle İlgili Meseleler |
2,2 |
2,5 |
|
İthal Mallarda Hammadde Yetersizliği |
3,6 |
1,1 |
Kaynak:DİE
Aralık ayı itibariyle,
tam kapasite ile çalışamama için belirtilen ana sebep, önceki dönemde de olduğu
gibi iç talepteki yetersizliktir. Dikkat çeken konulardan biri mali
imkansızlıkla ilgilidir. 2000 yılında bunu belirtenlerin oranı % 2,5 iken; 2001
yılında bu oran % 3,7’ye çıkmıştır. Ayrıca “yerli mallarda hammadde
yetersizliği” kalemi için belirtilen oranda belirgin bir düşüş vardır. Bu oran
2000 yılında % 6,6 iken; 2001 yılında % 3,6’dır. Devalüasyona rağmen bu şekilde
verilen bir cevap, olsa olsa yerli üretimde hammadde kullanılmadığı, yani
üretimde düşüş olduğu şeklinde değerlendirilebilir. (Bkz. Tablo 4)
TABLO 5: YENİ KURULAN ŞİRKETLER, KOOPERATİFLER VE FİRMALAR:
|
|
2000 |
2001 |
Değişim(%) |
|
Yeni açılan şirket ve koop. |
33.161 |
29.665 |
-10,54 |
|
Kapanan şirketler ve koop. |
1.887 |
2.464 |
30,57 |
|
Yeni açılan firmalar |
21.404 |
16.171 |
-24,44 |
|
Kapanan firmalar |
12.055 |
13.707 |
13,70 |
Kaynak:DİE
Tablo
incelendiğinde, 2001 yılı itibariyle şirket, kooperatif ve firmalar açısından son
derece olumsuz gelişmeler yaşanmıştır. Yeni açılan şirket ve kooperatif sayısı
% 10,54 oranında azalmışken; kapanan sayısında da % 30,57 oranında bir artış
vardır. İlaveten, yeni açılan firma sayısında % 24,44 oranında bir düşüşe
karşılık, kapanan firma sayısında da % 13,70 oranında bir artış
gerçekleşmiştir. (Bkz. Tablo 5)
C) İSTİHDAM:
DİE,
Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçlarına göre, 2001 yılının üçüncü çeyreği
itibariyle kurumsal olmayan nüfusa ilişkin istihdam durumu aşağıda yer
almaktadır.
TABLO 6: KURUMSAL OLMAYAN NÜFUSUN İŞGÜCÜ DURUMU (000 kişi)
|
|
2000 |
2001 |
|
|
III. ÇEYREK |
III. ÇEYREK |
|
KURUMSAL OLMAYAN SİVİL
NÜFUS |
64.180 |
65.164 |
|
15 VE ÜSTÜ YAŞTAKİ NÜFUS |
44.881 |
45.820 |
|
|
|
|
|
İŞGÜCÜ DURUMU |
23.022 |
23.782 |
|
İstihdam Edilenler |
21.727 |
21.875 |
|
-Eksik istihdam |
1.282 |
1.351 |
|
İşsiz |
1.295 |
1.907 |
|
|
|
|
|
İŞGÜCÜNE DAHİL
OLMAYANLAR |
21.859 |
22.038 |
|
İş Arayıp, Son Üç Ayda İş Arama Kanalı
Kullanmayanlar |
487 |
675 |
|
İş Aramayıp İşbaşı Yapmaya Hazırlar |
319 |
264 |
|
-İş bulma ümidi olmayanlar |
135 |
88 |
|
-Diğer |
184 |
176 |
|
Mevsimlik Çalışanlar |
181 |
249 |
|
|
|
|
|
İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI
(%) |
51,3 |
51,9 |
|
|
|
|
|
İŞSİZLİK ORANI (%) |
5,6 |
8,0 |
|
Eğitimli genç oranı |
20,3 |
28,7 |
|
|
|
|
|
EKSİK İSTİHDAMDA
OLANLARIN İŞGÜCÜNE ORANI (%) |
5,6 |
5,7 |
|
Eğitimli genç oranı |
5,9 |
4,7 |
Kaynak:DİE
Dikkati çeken
ilk gelişme, kurumsal olmayan sivil nüfusla ilgilidir. Bu rakam, 2000 yılının
üçüncü çeyreğinde 64 milyon 180 bin iken, 2001’in aynı döneminde 65 milyon 164
bine çıkmıştır. İşgücü rakamı ise 23 milyon 22 binden 23 milyon 782 bine çıkmıştır. 2001 itibariyle
bunun 21 milyon 875 bini istihdam edilebilmektedir. İşsiz sayısı ise 2001
itibariyle 1 milyon 907 bine çıkmıştır. (Bkz. Tablo 6)
2000
yılında işsizlik oranı % 5,6 iken, 2001 yılında % 8’e çıkmıştır. Bu kalemle
ilgili en dikkat çekici olumsuzluk ise bu oranın % 28,7’sinin eğitimli gençleri
kapsamasıdır. Bu oranın 2000 yılında % 20,3 olduğu göz önünde bulundurulacak
olursa, istihdam açısından 2001 yılındaki olumsuzluklarla ilgili önemli
ipuçları elde edilebilir.
D) FİYATLAR:
2001 yılı
sonu itibariyle hedeflenen enflasyon oranları, TEFE’de % 57,6 ve TÜFE’de % 52,5
idi. Ancak bu hedeflerin yakalanmasının zor olduğu, aylar öncesinden belli
olmuştu. Devalüasyonun olumsuz etkisine ilaveten, üretimdeki daralma bu
hedeflerin yakalanmasını zorlaştırıcı faktörler olmuştur. Ayrıca, yurdun
muhtelif bölgelerinde meydana gelen tabii afetler dolayısıyla zirai üretimde
meydana gelen olumsuzluklar, bu hedeflere yaklaşılması bir yana iki katı fazla
oranların gerçekleşme ihtimalini gündeme getirmiştir.
TABLO 7: FİYATLARDAKİ GELİŞMELER (aylık ortalama)
|
|
TEFE |
|
|
TÜFE |
|
|
|
2000 |
2001 |
|
2000 |
2001 |
|
Ocak |
5,8 |
2,3 |
|
4,9 |
2,5 |
|
Şubat |
4,1 |
2,6 |
|
3,7 |
1,8 |
|
Mart |
3,1 |
10,1 |
|
2,9 |
6,1 |
|
Nisan |
2,4 |
14,4 |
|
2,3 |
10,3 |
|
Mayıs |
1,7 |
6,3 |
|
2,2 |
5,1 |
|
Haziran |
|