AKADEM<İ>KTİSAT

 

 

RATING KURUMLARININ İŞLEYİŞİ VE ÜLKELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

 

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

GİRİŞ

 

BİRİNCİ BÖLÜM: RATİNG KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

A) RATİNG (DERECELENDİRME) TANIMI

B) YATIRIMCILAR AÇISINDAN RATİNGİN YARARLARI

C) MENKUL KIYMET İHRAÇ EDENLER AÇISINDAN RATİNGİN YARARLARI

D) RATİNG KURUMLARININ TARİHÇESİ

E) DÜNYADAKİ BAŞLICA RATİNG KURUMLARI

 

İKİNCİ BÖLÜM: RATİNG KURUMLARININ İŞLEYİŞİ

A) DERECELENDİRMEDE KULLANILAN SEMBOLLER

1) Standard&Poor’s’un Derece Tanımlamaları

a) Uzun Vadeli Menkul Kıymetlerin Derece Tanımlamaları

b) Kısa Vadeli Menkul Kıymetlerin Derece Tanımlamaları

c) Genel Görünüm Derecelendirmesi

 

2) Moody’s’in Derece Tanımlamaları

a) Şirket Tahvilleriyle İlgili Derecelendirme Tanımlamaları

b) Kısa Vadeli Ticarî Senetlerin Derecelendirilmesi

c) Kısa Dönem Hükûmet Senetleri Derecelendirilmesi

 

3) Duff & Phelps’in Derece Tanımlamaları

a) Duff & Phelps’in Uzun Vadeli Kredi Derece Sembolleri

b) Duff & Phelps’in Kısa Vadeli Kredi Derece Sembolleri

 

4) Japan Credit Rating’in (JCR) Derece Tanımlamaları

a) JCR’nin Kısa Dönem Derece Tanımlaması

b) Kredi Denetimi (Credit Monitor)

 

B) DERECELENDİRME SÜRECİ

1) Tanıtım Toplantısı

2) Yöneticilerle Toplantı

3) Rating Kararı

4) Ratingin Açıklanması

5) Derecenin İzlenmesi

 

C) BANKALARIN DERECELENDİRİLMESİ

1) Moody’s Investor Service’in Bankaları Derecelendirirken Göz Önünde Bulundurduğu Kriterler

a) Çalışma Sahası

b) Bankanın Yerel Finans Sistemindeki Yeri

c) Temel Analiz

 

2) Moody’s Şirketinin Türk Bankalarına Verdiği Notlar

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: RATİNG KURUMLARININ ÜLKELER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (ROLÜ)

A) ÜLKELERİN DERECELENDİRİLMESİ

1) Standard & Poor’s ‘un Ülkeleri Derecelendirirken Göz Önünde Bulundurduğu Kriterler

a.) Politik Risk

b.) Ekonomik Risk

 

2) Standard & Poor’s Ülke Risk Raporu

 

3) Türkiye’nin Derecelendirme Kuruluşlarıyla İlişkileri

 

SONUÇ

 

 

 

GİRİŞ

            Yatırımcılarını ciddi ölçüde koruyan bir ülkenin sermaye piyasasına, uluslararası nitelikteki yatırımcıların çekilmesi ihtimali daha yüksektir. Sermaye piyasasındaki bir çok yatırımcı, bu piyasaya girerken çeşitli ülkelerin şirketleri ile ilgili genel ve özel birtakım bilgilere sahip olamamaktadır. Dereceleme kuruluşları yatırımcıların bu tür bilgi ihtiyaçlarını karşılamak ve onlara karar vermelerinde yardımcı olmak maksadıyla, sistemleştirilmiş ve her birinin belirli anlamları olan notlarla yatırımcıların aydınlatılmasına çalışmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı; belli başlı dereceleme kuruluşlarına kısa bir bakışın yanında, derecelemenin amacı, derecelemede kullanılan semboller ve anlamlarını ele almak ve buradan hareketle derecelemede kullanılan temel kriterleri incelemeye çalışmaktır.

 

            Birinci bölümde, derecelendirme kavramı incelenmiştir. Yine bu bölümde yatırımcılar ve ihraç kurumları açısından önemleri belirtildikten sonra rating kurumlarının tarihçesiyle dünyadaki başlıca rating şirketleri tanıtılmıştır.

 

            İkinci bölümde, rating kurumlarının kullanmış olduğu sembollerin ne manaya geldikleri üzerinde durulduktan sonra yaptıkları değerlendirmelerin süreci üzerinde durulmuştur. Bu bölümde son olarak, günümüzde önem kazanmış olan, bankaların derecelendirilmesi konusunda bilgi verilmiştir.

 

            Son bölüm olan üçüncü bölümde, bazı derecelendirme kuruluşlarının ülkeleri değerlendirmeye tâbi tutarken ele aldığı konular üzerinde durulmuş, daha sonra bu kuruluşların Türkiye ile olan ilişkilerine yer verilmiştir.

 

            Bu çalışma sırasında danışmanlığımı üstlenerek, değerli tecrübelerinden faydalanma imkânı sağlayan ve çalışma süresince bana sağlamış olduğu yardımlardan dolayı Erciyes Üniversitesi, İktisadî ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölüm Başkanı, Hocam Prof. Dr. Cihan Dura’ya teşekkürlerimi sunarım.

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM: RATİNG KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

            Sermaye piyasalarının gelişmesiyle birlikte yatırımcıların bilgilendirilmesi ihtiyacı gerekmiş ve bu ihtiyaca cevap veren derecelendirme kurumları ortaya çıkmıştır.

 

            Bu bölümde derecelendirme kavramı ve temel esasları üzerinde durulacaktır. Bölüm, beş kesimden oluşmaktadır. İlk kesimde derecelendirme kavramı ve temel esasları ele alınacaktır. İkinci ve üçüncü kesimde sırasıyla, derecelendirmenin yatırımcılar açısından ve menkul kıymet ihraç edenler açısından yararları üzerinde durulacaktır. Dördüncü kesimde ise derecelendirme faaliyetlerinde bulunan şirketlerin tarihçesi hakkında kısaca bilgi verilecektir. Son bölümde ise dünyadaki başlıca rating kurumlarına değinilecektir.

 

 

A) RATİNG (DERECELENDİRME) TANIMI

            Rating kavramı çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Burada, derecelendirmeyi tanımlarken gerekli olan kavramlar kısaca açıklandıktan sonra ratingin çeşitli şekillerde tanımları verilecektir. Daha sonra derecelendirme kavramı ile ilgili temel unsurlara değinilecektir.

 

            Bir menkul kıymetle ilgili olarak iki tür riskten söz edilebilir. Bunlar “geriye ödeyememe riski” (default risk) ve “piyasa riski”dir. Geriye ödeyememe riski, bir menkul kıymete ve onu ihraç eden kuruma ilişkin riskleri yansıtırken, piyasa riski tüm ekonomik koşullar ile ilgilidir.


[1] Yükümlülüğü yerine getirememe durumu (geriye ödeyememe) borçlu tarafından yapılması yasal olarak gerekli olan ödemelerin gecikmesi sonucunda oluşmaktadır[2].

 

            Yatırımcılar, yatırım kararını alırken bu riskleri ve yüklendikleri risk karşılığında elde edecekleri getiriyi dikkate alırlar. Dolayısıyla, yatırım kararının alınmasına yardımcı olabilmek amacıyla çeşitli kurumlar menkul kıymet ihraç eden kuruluşların “geriye ödeyememe” riskini ve “piyasa riskini” belirlemeye yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.

 

            Bu kurumlar, özellikle borçlanma araçları için geriye ödeyememe riskini gösteren derecelendirme işlemi yapmaktadırlar.

 

            Derecelendirme (rating); menkul kıymet ihraç eden kuruluşların, ihraç ettikleri menkul kıymete ait yükümlülüklerin yani anapara ve faiz ödemelerini yerine getirebilme yeteneği hakkında verilen tarafsız bir yargıdır.[3]

 

            Bir rating şirketi olan Thomson Bankwatch’a göre rating, “tahvil ve borç senedi ihraç edenlerin yükümlülüklerini yerine getirirken karşılaşabileceği sorunların üstesinden gelebilme yeteneğinin değerlendirilmesi” olarak tanımlanmaktadır.

 

            Diğer bir rating şirketi olan Moody’s ise ratingi; “borç tahvilleri ihraç edenlerin, ihraç edilen menkul kıymetlerin gelecekteki anapara ve faiz ödenmesindeki kapasitesi, hukuki yükümlülük ve istekliliği hakkında bir değerlendirme” olarak tanımlamaktadır.

 

            Uluslararası düzeyde faaliyet gösteren diğer bir rating şirketi olan Standard & Poor’s ise ratingi şöyle tanımlamaktadır.“Özel sektör ve devlet tahvillerinin derecelendirmesi, belirli bir ihraç ile ilgili olarak ihraç eden kurumun güvenirliğinin, yükümlülüklerini zamanında yerine getirmedeki kabiliyetinin değerlendirilmesidir”.[4]

 

            Rating şirketleri bağımsızlık, objektiflik, güvenilirlik ve açık olma prensipleri altında yatırımcılara analitik hizmetler sunan profesyonel organizasyonlardır. Bu şirketler devlet himayesinde olmadan, herhangi bir banka veya benzer kurumlara bağlı olmaksızın ve tarafsız (objektif) bir şekilde hizmet sunmaktadırlar.[5]

 

            Derecelendirme, menkul kıymet ihraç eden kuruluşların kredi değerliliğini birbirinden ayırt etmek için kullanılmaktadır.Derecelendirme firmaları, yatırımcıya menkul kıymetin satın alınması, satılması ya da elde tutulması şeklinde bir malî danışman gibi tavsiyelerde bulunmazlar. Çünkü böyle bir durum söz konusu olduğunda rating şirketlerinin varlıklarının temelini oluşturan tarafsızlık ilkesi zedelenecek ve yatırımcıların bu kuruluşlara duydukları güven sarsılacaktır.[6] Bu yüzden menkul kıymete ait bir derecelendirme, kıymetli evrakın elde tutulmasını, satılmasını ya da satın alınmasını tavsiye edecek nitelikte bir anlam taşımamakta, bunlar üzerinde işlem yapılmasını özendirecek mahiyette bir anlama gelmemektedir. Ayrıca belirlenmiş bir rating, belli bir yatırımcı için bir yatırımın uygun olup olmadığı konusunda anlam ifade etmez.[7]

 

Rating şirketleri temelde iki soruya yanıt aramaktadır:

Ø      İhraç edilen menkul kıymetin anapara ve faiz ödemelerinin zamanında yapılmaması riski (default) nedir?

Ø      Bu risk diğer kuruluşların ihraç ettiği aynı türdeki menkul kıymetlerin riskleri ile nasıl karşılaştırılabilir?[8]

 

Derecelendirme yapılırken temelde üç faktör göz önünde bulundurulur:

1.      İhraç edilen belirli menkul kıymetin özellikleri ve kanuni hükümleri,

2.      Menkul kıymeti ihraç eden kurumun ödemelerini zamanında yerine getirebilme yeteneği ve istekliliği ile borcunu yerine getirememe olasılığı

3.      İhraç eden kurumun iflası durumunda yatırımcıların haklarını etkileyen kanunlar ve düzenlemeler.[9]

 

            Rating şirketlerinin amaçları; uluslararası sermaye piyasalarına şirketlerin kredi kaliteleri hakkında tutarlı ve karşılaştırılabilir değerlendirmeler sunmaktır. Derecelendirme, tüm kredi riskinin değerlendirilmesi sürecinin yalnızca bir fonksiyonu olarak düşünülmekte ve derecelendirmenin yatırım kararının alınması sürecinin de yalnızca bir parçası olduğu kabul edilmektedir.Yani burada yatırımcıların tercihleri veya piyasa fiyatı gibi diğer etkenler göz önüne alınmamaktadır. Çünkü derecelendirme, yatırım kararı alma sürecinde faiz oranı, piyasa fiyatı, alternatif yatırım araçlarının getirisi ve yatırım tercihleri gibi etkenlerden sadece birisi olarak düşünülmelidir.[10]

 

            Moody’s’e göre uzun dönem borç derecelendirmesi, menkul kıymeti ihraç eden kuruluşun anapara ve faiz ödemelerini zamanında yapmadaki istekliliğinin ve yeteneğinin nispî olarak riskini ölçmektedir. Örneğin tahvil derecesi “Aaa” olarak belirlenmişse, bu; bir yatırımcının çok uzun süreli yatırım durumunda bile o tahvil üzerindeki ödemelerin zamanında ve tam olarak olacağı ihtimaline inanmamız manasına gelmektedir.

 

            Derecesi “Aaa” olarak belirlenmiş bir menkul kıymetin, derecesi “Aa1” olarak belirlenmiş bir menkul kıymetten daha az olasılıkla geri ödeyememe durumu vardır. Derecesi “Aa1” olarak belirlenmiş olan menkul kıymet ise “Aa2” olarak belirlenmiş olandan daha az olasılıkla geri ödeyememe durumu vardır. Bununla birlikte her “rating” seviyesi için gerçek geriye ödeyememe oranları global, bölgesel ve yerel ekonomilerdeki değişiklikler ve iş dünyası üzerinde çeşitlilik göstermektedir.[11]

 

            Rating şirketlerinin belirlemiş olduğu derecelendirmeler, çok güçlü kredi niteliği olduğunu yansıtan “AAA” sembolünden çok düşük olanı yansıtan “D” sembolüne kadar birkaç kategoriye bölünmüş şekilde olan harfler vasıtasıyla belirlenmektedir.[12]

 

            Görünümlerine rağmen, ratingler standart değildirler. Farklı iki rating şirketindeki derecelendirmenin aynı manaya geldiği düşünülmemelidir. Çünkü;

Ø      Tanımlamalar ve rating ölçekleri ile derecelendirme metotları her rating kuruluşunda aynı olmamaktadır.

Ø      Farklı rating şirketlerinin uzmanlarının teşhisleri veya hükümleri aynı değildir.

 

 

B) YATIRIMCILAR AÇISINDAN RATİNGİN YARARLARI

1.      Ratingler belirsizliği azaltır. Daha az belirsizlik sermaye piyasasının büyümesini, daha geniş piyasa ise verimliliği teşvik eden daha geniş çaplı yatırımcı güveni anlamına gelir.

2.      Rating yatırım ufkunu genişletir. Rating firmalarında görev yapan uzmanlar kredi riskleri üzerinde kapsamlı araştırmalar yapıp güvenilir bilgiler sağlayarak yatırımcılara daha geniş yatırım imkânları sunmaktadırlar.

3.      Bir çok yatırımcı için rating, kredi risk limitlerini ayarlamada özel bir karşılaştırmalı değerlendirme aracı olarak kullanılmaktadır.

4.      Gelişmiş piyasalarda bir çok yatırımcı aynı zamanda ratingi, satın alacakları menkul kıymetler için kredi risk primlerini ayarlamada bir faktör olarak kullanmaktadırlar.

 

 

C) MENKUL KIYMET İHRAÇ EDENLER AÇISINDAN RATİNGİN YARARLARI

1.      Sermaye bulmada daha geniş olanaklar sağlar. Günümüz dünya piyasalarında bir rating örneğin, menkul kıymet ihraç eden kurumun iyi bilinmediği piyasalarda ya da yatırımcının ihraç edenin kurumun ulusal diliyle, iş kültürüyle ya da hesap sistemiyle aynı olmadığı durumlarda uluslararası sermaye imkânlarına ulaşmada kolaylık sağlamaktadır.

2.      Rating, menkul kıymet ihraç eden firmalara finansal esneklik sağlar. Daha geniş piyasa imkânı düşük fonlama maliyetlerine olanak sağlar. Rating, derecesi belirlenmiş bir şirketin piyasaya girişinde kolaylıklar sağlamaktadır.[13]

 

 

D) RATİNG KURUMLARININ TARİHÇESİ

            Menkul kıymetlerin derecelendirilmesine ilişkin veriler, ilk defa Amerika’da John Moody tarafından 1909 yılında kamuya duyurulmuştur. John Moody kredi kalitesi için geliştirmiş olduğu derecelendirme sistemini ortaya çıkarmıştır.

A-En yüksek kalitedeki borç,

B- Orta kalitedeki borç,

C- Düşük kalitedeki borç

olarak derecelendirme cetvelinin temeli oluşturmuştur.Moody ilk dereceleri “Demiryolları Yatırımının Analizi” adlı eserinde yayınlanmıştır. Moody’s Investor Service olarak faaliyet gösteren şirket günümüzde bir çok derecelendirme hizmetlerini sunmaktadır.[14]

 

            1910 yılında Freeman Putney Jr ; Poor’s Yayıncılık Şirketi için çalışırken derecelendirme işlemi ile ilgilenmeye başlamıştır. 1920’li ve 1930’lu yıllarda Moody ve Poor’s, üçüncü bir derecelendirme şirketi olan Standard Statistics Company ile rekabete başlamıştır. Bu şirket finansal tablolar üzerindeki deneyiminden de yararlanarak, elindeki verileri açıklamak ve özetlemek için çeşitli semboller ve derecelerden yararlanmıştır. Bu arada Fitch Yayıncılık Şirketi de 1924 yılında derecelendirme işlemine başlamıştır. Standard Satistics, dereceleri 1922’den 1941’e kadar yayınlanmış; 1941’de Poor’s, Publishing Comp. ile birleşerek Standard & Poor’s oluşturulmuştur.

 

            1930 yılında bir başka derecelendirme şirketi olan Duff and Phelps kamusal mal ve hizmet üreten şirketlerin tahvillerinin derecelendirilmesine başlamış, ancak derecelerin yayınlandığı sisteme 1980 yılında geçmiştir.

 

            ABD’deki derecelendirme şirketlerinin en yenisi olan McCarty, Crisanti and Maffei 1975 de kurulmuştur. Bu şirket sadece özel derecelendirme işlemi yapmakta, diğer bir deyişle belirlediği dereceleri sadece müşterilerine sunmaktadır.[15]

 

 

E) DÜNYADAKİ BAŞLICA RATİNG KURUMLARI

            Rating kurumları; sermaye piyasalarının etkin, istikrarlı ve güvenilir biçimde çalışmasını sağlayan, özellikle piyasaya sunulan bilgileri zamanında ve doğru bir biçimde analiz etme konusunda yetersizlikleri bulunan bireysel, küçük tasarrufçuları koruyan ve kamuyu aydınlatma fonksiyonunun işlerliğini kolaylaştıran, sermaye piyasasının yardımcı kuruluşlarının en önemlilerinden biridir.

 

            Genel bir ifadeyle; ihraç edilen tahvillerin anapara ve faizlerinin zamanında ödenememesi olasılığı bakımından tahvillerin göreceli olarak sıralanması işlemi olarak tanımlanabilen tahvil derecelendirmesi, ABD’de 1910’lardan beri yapılmakta olup, günümüzde yatırım camiası tarafından güvenilir bir yatırım kriteri olarak kabul görmekte, hatta tahvilin maliyeti ve pazarlama kabiliyetinin bir belirleyicisi olmaktadır.

 

            Derecelendirme anlayışı uluslararası sermaye pazarlarına yerleştikçe, yeni piyasalara giren yatırımcıların sınır ötesi derecelere olan ihtiyaçları da artmaktadır. İşte bu amaçla Amerika’nın en büyük rating kurumları olan “Standard & Poor’s” ve “Moody’s” dünyanın çeşitli yerlerinde birçok şube açmışlardır.

 

            Derecelendirmenin öneminin artmasıyla Avrupa’da, Asya’da ve Latin Amerika’da bir çok rating şirketi kurulmuştur.

 

            Amerika’da beş rating şirketi bulunmaktadır. Bu şirketlerin en eskisi olan “Moody’s Investor Service” 1910’lardan beri hizmet vermektedir. Amerika’nın en büyük derecelendirme şirketlerinden biri olan Moody’s’in merkezi New York’tadır.Bu şirket ile ilgili tüm bilgilere kurumun http://www.moodys.com internet adresinden ulaşılabilmektedir.

 

            Moody’s ile birlikte Amerika’daki tüm büyük ihraçların hemen hemen hepsini derecelendiren Standard&Poor’s firmasının merkezi New York’ta olup şirket ile ilgili tüm bilgilere http://www.standardandpoors.com internet adresinden ulaşılabilmektedir.

 

            Amerika’nın üçüncü büyük rating şirketi olan ve “Fitch Investor Service” olarak adlandırılan şirketin merkezi New York’tadır.

 

            Merkezi Chicago olan “Duff&Phelps Credit Rating Company”nin ayrıcalıklı çalışma alanı Latin Amerika’dır. Meksika, Şili, Arjantin ve Kolombiya’da “joint venture”ları olan şirket, 400 civarındaki Latin Amerika’lı ihraç kurumuna bu “joint venture”lar aracılığıyla hizmet verir.

 

            Merkezi New York olan “Thomson Bankwatch” banka kredisi alan firmalarla ilgilenmektedir. Thomson Bankwatch şirketi 1991 yılında Londra’da bir şube açmış ve merkezi Hong Kong olan “Capital Information Service”i almıştır.

 

            Avrupa kökenli rating şirketi olan “IBCA” 1978 yılında kurulmuştur. Şirket bankaların derecelendirilmesinde uzun süredir uluslararası alanda uzmanlaşmıştır.1985 yılında New York şubesini açan şirket, Amerikan ticarî ve yatırım bankalarını da derecelendirmeye başlamış, daha sonraki yıllarda da tüm temel şirket ihraçlarını kapsayan ayrı bir bölüm kurmuştur. Şirketin merkezi ise Londra’da bulunmaktadır.

 

            Amerika’da bulunan “Fitch Investor Service”in, “Duff&Phelps Credit Rating Company”nin, “Thomson Bankwatch”un ve Avrupa’da faaliyet gösteren ‘IBCA’nın internet adresleri; http://www.fitchratings.com, http://www.fitchcreditdesk.com, http://www.ibca.com ve http://www.bankwatch.com olup bu adreslerin hepsi aynı sayfaya yönlendirilmiştir. Yani internet üzerindeki sayfaları ortaktır.

 

            Kanada’da derecelendirme alanında faaliyet gösteren şirketlerden en tanınmışı “Canadian Bond Rating Company”dir. Bu şirket ile ilgili bilgilere http://www.finpipe.com ve http://www.cbrs.com internet adreslerinden ulaşılabilmektedir. Kanada’da bulunan diğer bir rating şirketi ise “Dominion Bond Rating Company” olup http://www.dbrs.com internet adresinden ulaşılabilmektedir.

 

            Bankaların derecelendirilmesinde uzmanlaşmış bir başka şirket de Güney Kıbrıs’taki “Capital Intelligence” dır. Bu şirket ile ilgili bilgilere http://www.ciratings.com internet adresinden ulaşılabilir.

 

            Uluslararası piyasalarda faaliyet gösteren diğer bir önemli rating şirketi ise Japonya’daki “Japon Credit Rating Agency”dir. Bu şirket Japon kurumsal yatırımcıları, Japon Kredi Bankası ve Tokyo Bankası tarafından 1 nisan 1985 yılında kurulmuştur. Bu şirketin internet adresi ise http://www.jcr.co.jp’dir. Japonya’da bulunan diğer derecelendirme şirketleri ise “Nippon Investor Service Inc. (NIS)” ve ”The Japon Bond Research Institute (JBRI)”dır.[16]

 

Dünyada uluslararası alanda faaliyet gösteren en önemli rating şirketleri Tablo 1.1’de gösterilmiştir.

 

Tablo 1.1: Dünya’daki Başlıca Rating Şirketleri

Kuruluş Yılı

Şirketler

Ülke

İnternet Adresi

1909

Moody’s Investor Service

ABD

http://www.moodys.com

1922

Fitch Investor Service

ABD

http://www.fitchratings.com

1923

Standard&Poors

ABD

http://www.standardandpoors.com

1972

Canadian Bond Rating

Kanada

http://www.finpipe.com

1974

Thomson Bankwatch

ABD

http://www.bankwatch.com

1975

Japanese Bond Rating

Japonya

 

1977

Dominion Bond Rating

Kanada

http://www.dbrs.com

1978

IBCA Ltd

İngiltere

http://www.ibca.com

1980

Duff&Phelps Credit Rating

ABD

http://www.fitchratings.com

1985

Japanese Credit Rating

Japonya

http://www.jcr.co.jp

1985

Nippon Investor Service

Japonya

 

Kaynak: Kubilay Mumyakmaz, “Rating’in Finans Sektörü Bakımından Yeri ve Önemi” eserindeki bilgilerden ve internet üzerindeki bilgiler vasıtası ile tarafımdan düzenlenmiştir.

 

 

İKİNCİ BÖLÜM: RATİNG KURUMLARININ İŞLEYİŞİ

            Bu bölüm üç kesimden oluşmaktadır. İlk kesimde farklı rating şirketlerinin farklı konular üzerinde değerlendirme yaptığı derecelendirme sembolleri ve bu sembollerin ne manaya geldikleri üzerinde durulacaktır. İkinci kesimde derecelendirme işleminin rating şirketleri tarafından nasıl yapıldığı, derecelendirme sürecinin sırasıyla hangi aşamalardan oluştuğu konu edilecektir. Üçüncü kesimde ise bankacılık açısından son yıllarda önem kazanan “bankaların derecelendirilmesi” konusu anlatılacaktır.

 

 

A)DERECELENDİRMEDE KULLANILAN SEMBOLLER

            Tahvil satın almak isteyen bir yatırımcının karşılaşacağı iki türlü riskten söz edilebilir. Bunlardan birincisi ekonomik, politik ve sosyal çevredeki değişimlerden kaynaklanan faiz oranı riski, satın alma gücü riski, pazar riski ve vade riski gibi 4 grupta toplanabilen sistematik risktir (systematic risk). İkincisi ise ortaklığın, ihraç ettiği tahvillerin faizlerini ve anaparasını zamanında ödeyememesinden kaynaklanan geri ödeyememe riskidir (default risk).

 

            Derecelendirme kurumları temelde ikinci risk üzerinde yoğunlaşmakta ve ihraç hakkındaki görüşlerini özetlemek ve belirledikleri dereceleri kamuya açıklamak için anlamları benzer, fakat tıpa tıp aynı olmayan bazı semboller kullanılmaktadır. Derecelendirme, menkul kıymet ihraç eden bir kuruluşun belirli bir borçlanma aracı karşısındaki kredi değerliliğini gösterir. Bununla birlikte derecelendirmede, garanti ve sigorta gibi unsurlar da dikkate alınmaktadır.

 

            Önceki bölümlerde de belirtildiği gibi derecelendirmede göz önünde bulundurulan unsurlar, ana başlıkları ile şöyledir:

1) Geriye ödeyememe olasılığı,

2) Borçlanma aracının özellikleri ve kanuni hükümleri,

3) Borçlanma aracına sağlanan garantiler, ihraç eden kurumun iflası durumunda yatırımcıların haklarını etkileyen kanunlar ve düzenlemeler.

 

            Rating şirketleri yukarıda bahsedilen faktörleri dikkate alarak geliştirdikleri semboller aracılığıyla derecelendirme işlemini yerine getirmektedirler. Verilen derece notları, kullanıcılar için o grubun gösterdiği risk kategorisini ifade eden sembollerdir. Genellikle, derecelendirme şirketlerinin iyi ile kötü arasında sıraladığı grupların anlamı birbirleriyle benzerlik gösterir. Sadece ifade edilme sembolleri değişiklikler gösterir. Her sembol taşıdığı risk ölçüsüne göre bir harf veya sayıyla ya da yanına konulan “+”, “-“ işaretleriyle ifade edilir.

 

 

1) Standard&Poor’s’un Derece Tanımlamaları

            Standard&Poor’s’ta risk derecelendirmesinde uzun ve kısa vadeli analizler yapılmaktadır. Bu nedenle, uzun ve kısa vadeli olmak üzere iki tür derece sembolü geliştirilmiştir. Derece sembolleri oluşturulurken, borcun ödenmeme olasılığı, borçlunun anapara ve faiz ödemelerini zamanında yerine getirebilme kapasitesi, borcun şartları ve özelliklerinin yanı sıra, iflas kanunu ve diğer kanunların alacaklıya sağlayacağı haklar gibi konular da göz önüne alınmıştır. Tüm bu faktörler incelenerek, riski en iyi şekilde yansıtabilecek bir sıralama yapılmıştır. Risk ölçütü, en düşük risk düzeyini gösteren “AAA” ile en yüksek risk düzeyini gösteren “D” arasında sembolik olarak harflerle ifade edilmiştir.[17]

 

a)Uzun Vadeli Menkul Kıymetlerin Derece Tanımlamaları

AAA:Standard & Poor’s tarafından borç yükümlülüğüne karşı verilen en yüksek derecedir Anapara ve faiz ödeme kapasitesi son derece yüksektir.

AA: Anapara ve faiz ödeme kapasitesi çok yüksek tahviller için kullanılır. En yüksek dereceden çok küçük ölçüde farklılık göstermektedir.

A:Ekonomik şartlardan ve diğer koşullardan daha yüksek derecedeki tahvillere göre biraz daha hassas olmasına rağmen, anapara ve faiz ödeme kapasitesi yüksek olan tahviller için kullanılmaktadır.

BBB: Bu seviyedeki tahviller anapara ve faiz ödeme kapasitesine yeterli düzeyde sahip olarak görülmektedir. Koruma parametrelerine sahip olmakla birlikte bu kategorideki tahviller daha yüksek derecelere göre olumsuz ekonomik koşullardan dolayı zayıflamaya daha hassastır.

BB, B, CCC, CC: Bu dereceleri taşıyan tahviller anapara ve faiz yükümlülüklerini karşılama bakımından spekülatif olarak nitelendirilir. Bu tahviller daha düşük dereceli tahvillere göre daha kaliteli olmakta ve koruyucu özellikler taşımakla birlikte, geniş belirsizlikler ve ters koşullar karşısında büyük risklilik göstermektedir.

C: Bu derece, faiz ödemesi söz konusu olmayan gelir tahvilleri için kullanılmaktadır.

D:Bu dereceye sahip tahviller yükümlülüklerini yerine getirememe durumuna (default) düşmüşlerdir. Anapara ve faiz ödemelerini yerine getirmemiş olan tahviller için kullanılmaktadır.

 

            Ayrıca P harfi (provisional rating), derecelendirmenin kesin olmadığını, derecelendirilen borç ile finanse edilen projenin borç ödeme kapasitesinin tamamıyla projenin zamanında ve başarılı bir şekilde bitirilmesine bağlı olduğunu ifade eder.

 

            “AA” ile “B” arasındaki derecelendirme seviyelerine “+” veya “-“ işareti koyularak ratingler çeşitlendirilebilmektedir. Bu işaretler sayesinde rating kategorileri arasında nispî üstünlükler belirtilebilmektedir.[18] Derecelendirmede “+” işareti, uzun vadede olumlu gelişmeler saptanması halinde notun bir derece yukarı çıkabileceğinin göstergesidir. Örnek olarak “BBB+” dereceli bir tahvil “BBB” derecesinden daha avantajlı olmasının yanında, “A” derecesinden daha fazla riske sahiptir. Öte yandan “-“ işareti, uzun vadede içerdiği risk unsurları nedeniyle notun bir alt dereceye inebileceğinin göstergesidir. “BBB-“ derecesine sahip olan bir tahvil, “BB” derecesinden daha iyi olmasının yanında “BBB” derecesinden daha fazla riske sahiptir.[19]

 

b)Kısa Vadeli Menkul Kıymetlerin Derece Tanımlamaları

            Standard & Poor’s’un kısa vadeli borç derecelendirmesi, vadesi bir yıldan uzun olmayan menkul kıymetlerin anapara ve faiz ödemelerinin zamanında yapılması olasılığı hakkında bu kurumun görüşünü ifade eder.

A: Bu kategoride yer alan menkul kıymetlerin, anapara ve faiz ödemelerini zamanında yerine getirebilme açısından en yüksek kapasiteye sahip oldukları kabul edilir. Bu kategoride yer alan menkul kıymetler de birbirlerine göre nispî derecelerinin belirlenmesi amacıyla “A-1”, “A-2” ve “A-3” olmak üzere üç kategoriye ayrılmıştır.

A-1:Bu dereceye sahip senetlerin güvenilirlik derecesi çok yüksektir.

A-2:Kapasitesi güçlü, nispî güvenilirlik derecesi ise “A-1”den daha azdır.

A-3:Kapasite tatmin edici olmasına rağmen olumsuz gelişmelerden etkilenme olasılığı “A-1” ve “A-2”ye oranla daha fazladır.

B: Kapasite ödeme konusunda uygunken, değişen koşullar veya kısa dönemli olumsuzluklardan etkilenebilmektedir.

C:Bu dereceye sahip senetlerin ödeme kapasitesi kuşkuludur.

D: Bu dereceye sahip senetlerde, borçlarının ödenmemesi veya vadesinde ödenmemesi beklentisi vardır.[20]

 

c)Genel Görünüm Derecelendirmesi

            Standard & Poor’s’un genel görünüm derecelendirmesi belli bir dönemdeki potansiyel yönetimi değerlendirmektedir. Bir genel görünüm derecesi belirlemede ekonomik ve/veya temel iş şartları göz önünde bulundurulmaktadır. Bunlar değerlendirilirken belirli ifadeler yardımıyla ilgililere açıklanmakta ve bu ifadeler rating notuyla beraber kullanılmakta olup aşağıdaki anlamlara gelmektedir:

Ø      Pozitif; derecenin arttırılabileceği anlamına gelmektedir

Ø      Negatif; derecenin düşürülebileceği anlamına gelmektedir.

Ø      Durağan; derecenin muhtemelen değişmeyeceği durumu ifade eder.

Ø      Hareketli; derecenin arttırılabileceği ya da düşürülebileceği durumu ifade etmek için kullanılır

Ø      “NM”(not meaningful);”anlamlı değil” .[21]

 

 

2) Moody’s’in Derece Tanımlamaları

a)Şirket Tahvilleriyle İlgili Derecelendirme Tanımlamaları

            Moody’s’in şirket ve hükûmet tahvilleriyle ilgili olarak belirledikleri derecelendirme kategorileri aşağıdaki gibidir:

Aaa: Bu dereceyle belirlenmiş tahviller en kaliteli tahvillerdir. En küçük düzeyde yatırım riski taşımakta ve genellikle “birinci sınıf hisse senedi” (gilt edge) olarak bilinmektedirler. Anapara güvendedir ve faiz ödemeleri geniş ya da son derece rahat bir marjla korunmaktadır. Çeşitli koruyucu unsurlar zamanla değişse bile, bu değişikliklerin bu tip tahvillerin güçlü pozisyonlarını hiç etkilemediği gözlenmiştir.

Aa: Bu dereceyle belirlenmiş olan tahviller tüm standartları bakımından yüksek kaliteli tahvillerdir. “Aaa” ile belirlenmiş olan tahvillerle birlikte bu tahviller yüksek dereceli tahviller olarak bilinirler. Koruma marjlarının “Aaa” tahvillerindeki kadar geniş olmadığı ya da bunlardaki dalgalanmaların yüksekliği veya diğer bazı unsurların uzun vadeli risk bakımından “Aaa” tahvillere göre çok az da olsa farklılıklar göstermesi nedeniyle bu tahviller en iyi dereceden bir derece düşük olarak derecelendirilmişlerdir.

A: Bu tahviller yatırım yapmak için çekici bir çok özel taşımakta ve orta derecenin üzerindeki tahviller olarak bilinmektedirler. Anapara ve faiz ödeme gücü yeterli kabul edilmekle beraber, gelecekte bir şekilde bozulma olasılığı da bulunmaktadır.

Baa: Orta dereceli tahvillerdir. Ne güçlü olarak korunmakta ne de zayıf bir güvenilirlik göstermektedirler. Anapara ve faiz ödeme gücü kısa vadede yeterli olmakla birlikte uzun vadede koruyucu unsurların yokluğu riski arttırabilir. Bu tip tahviller hem yatırım yapılabilir özellikler hem de spekülatif özellikler taşımaktadır.

Ba: Bu tahviller spekülatif unsurlara sahiptir ve gelecekleri emin değildir. Anapara ve faiz ödemesinin koruyucuları orta seviyededir ve bu yüzden gelecekteki hem iyi, hem de kötü koşullarda iyi korunamayabilirler. Durumlarındaki belirsizlik bu sınıftaki tahvillerin ana özelliğidir.

B: Bu tahviller genellikle yatırım yapabilme özelliklerini taşımamaktadırlar. Uzun dönemde anapara ve faiz ödemeleri ya da ihracı diğer koşullarını yerine getirme olasılığı düşüktür.

Caa: “Caa” ile derecelendirilmiş tahviller zayıf tahvillerdir. Böyle tahviller anapara ve faizi ödeyememe durumunda olabilmektedir.

Ca: Bu tahviller yüksek oranda spekülatif tahvillerdir. Genellikle anapara ve faiz ödenemez.

C : En düşük derecelendirilmiş tahviller olarak son derece zayıf tahviller olup, gerçek bir yatırım özelliği taşımazlar.[22]

 

b)Kısa Vadeli Ticarî Senetlerin Derecelendirilmesi

            Moody’s şirketi kısa vadeli borç derecelerinde borç ödeme gücünü mukayeseli olarak gösterebilmek için aşağıda açıklanacak olan üç sembolü kullanmaktadır.

P1: “P1” (PRIME) ile derecelendirilen ihraç kurumları kısa vadeli borç yükümlülüklerini ödeme konusunda son derece güçlü bir yapıya sahiptir. Bu kategoride yer alan firma veya kuruluşlar şu özelliklerin çoğuna sahiptirler:

Ø      Gelişmiş endüstrilerde yüksek pazar payı,

Ø