AKADEM<İ>KTİSAT

 

 

ULUSLARARASI HİZMET TİCARETİNDEKİ GELİŞMELER VE TÜRKİYE’NİN POTANSİYEL HİZMET ENDÜSTRİLERİNE İLİŞKİN ANALİZLER

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

ÖZET

 

ABSTRACT

 

GİRİŞ

 

1. HİZMETLERİN EKONOMİDEKİ YERİ

 

2. ÜLKELERİN HİZMET TİCARETİNDEKİ YERİ

 

3. TÜRKİYE’DE HİZMET SEKTÖRÜNÜN YAPISI VE GELİŞİMİ

 

4. TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI HİZMET TİCARETİNDEKİ YERİNE VE GELİŞİMİNE İLİŞKİN ANALİZLER

4.1. Türkiye’nin Mukayeseli Üstünlüğe Sahip Olduğu Potansiyel Hizmet Endüstrileri

4.2. Türkiye’nin Potansiyel Hizmet Endüstrilerinin Ticarî Paylarındaki Gelişmeler

 

5. TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI HİZMET TİCARETİNDEKİ PAYININ ARTIRILMASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

 

GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

 

NOTLAR

 

 

 

ÖZET

            Uluslararası ticarette salt olarak malların önemi hiç azalmayacaktır, ancak görünen odur ki bu süreçte hizmetlerin önemi de giderek artacaktır. Fizikî olarak malların ülkeler arası dolaşımına ilaveten hizmetler de yoğun bir şekilde dolaşımda olup, mevcut eğilim bunun giderek artacağını işaret etmektedir.

 

            Günümüzde hizmet sektörünün ekonomideki önemi artmış ve bu alanda meydana gelen değişmeler, ekonomideki sektörlere ilişkin değerlendirmeleri neredeyse farklı bir çerçeveye oturtmuştur. Öyle ki uzun yıllar boyunca dikkate bile alınmayan hizmetler, kimi ekonomilerde adeta en önemli sektör hâline gelmiştir. Nitekim bu durum, hizmet sektörünün ülke ekonomilerindeki katma değer, istihdam vb. makro büyüklüklerdeki payı dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeler sonrasında da rahatlıkla anlaşılabilir.

 

            Çalışmada, hizmetlerin ekonomideki yerine ilişkin birtakım etütler yapılmakta ve ülkelerin hizmet ticaretindeki yeri analiz edilmektedir. Daha sonra, Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki yeri ve gelişim süreci ele alınmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğe sahip olduğu potansiyel hizmet endüstrileri tespit edilmekte, bunların trend analizinde bulunulmakta ve uluslararası hizmet ticaretindeki payını artırmaya ilişkin bâzı değerlendirmeler yapılmaktadır.

 

Anahtar Kavramlar:

Uluslararası Hizmet Ticareti, Bilgiye Dayalı Hizmetler, Geleneksel Hizmetler, İnşaat, Bilgi-İşlem ve Ofis Arkası Hizmetler, Ulaştırma, Turizm.

 

 

ABSTRACT

            The importance of the goods solely will never decrease in international trade, however, it seems that the significance of the services will increase too. Intensive circulation of the services, in addition to the physical circulation of the goods among the countries, is available at present and current tendency marks that it will increase gradually.

 

            Today, the importance of the sector has increased, and the developments has changed the evaluations for the sectors too. Moreover, service sector has become the most important one in some economies, though it has not been taken into account for a long period of time. It can be understood easily if one looks at the macro economic measures such as output, employment etc… by services sector.

 

            In this academic research; first of all, the place of service sector in the economies and the share of the countries in international trade in services are studied. Later, the share and development of Turkey individually in international trade in services is examined. In this context, potential service industries in which Turkey has comparative advantages are determined, and some anlysises and evaluations related to them are made.

 

Key Concepts:

International Trade in Services, Information Based Services, Traditional Services, Construction, Information-Process and Back Office Services, Transportation, Tourism.

 

 

GİRİŞ

            Ekonomideki üç temel sektör olan tarım, sanayi ve hizmet içinde günümüz itibariyle en dikkat çekici gelişmeyi sergileyen, hizmettir. Bu sektörün, gerek ulusal gerekse uluslararası bazda önemi giderek artmaktadır. Ülkeler de bunun farkına varmış olup, sektöre yönelik özel bâzı stratejiler geliştirme yönünde çaba sarf etmektedirler.

 

            Ticaretin ulusal ve uluslararası bir boyut kazanmasında, XVIII.yüzyılın ortaları itibariyle kaydedilen Sanayi Devrimi safhasının çok önemli bir payı olmuştur. XVII.yüzyılın ortalarından, XX.yüzyılın ilk yarısına kadarki devrede, ticarî hayatta yaşanan gelişmeler, liberal mantığa nispeten uygun bir çerçevede gerçekleşmiştir. Söz konusu süreç, 1945 yılı itibariyle yerini farklı tarzda bir liberalizasyon sürecine terk etmiştir. Kurumsal nitelikte olan ve GATT (General Agreement on Tariffs on Trade: Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) ile başlayan bu süreç, halen WTO (World Trade Organization: DTÖ: Dünya Ticaret Örgütü) bünyesinde devam etmektedir. Örgüt önderliğinde, çeşitli zirvelerin düzenlenmesiyle çok taraflı müzakereler gerçekleştirilmekte ve uluslararası ticaret ortamındaki engeller ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

 

            Hizmetlerin hem ulusal hem de uluslararası alanda önem kazanması sonrasında, ticarete ilişkin liberalizasyon müzakerelerine bu faaliyetlerin de dahil edildiği görülmektedir.

 

            Hizmet sektörünün öneminin ülkelerce anlaşılması ve bâzı GOÜ(Gelişmekte Olan Ülke)’lerin dünya ticaretine dahil olması sonrasında, hizmetler alanında liberalizasyon büyük bir anlam kazanmıştır. Böylece ülkeler, liberalizasyonu mecburen uyulmak durumunda olunan bir süreç yerine, gerekli olduğu için gerçekleştirilen bir süreç olarak değerlendirmişler ve ilgili faaliyetlere katkı sağlamaya çalışmışlardır.

 

            Ülkeler, uluslararası ticaretten pay elde edebilmek maksadıyla, kendi piyasa yapılarına uygun endüstrilere ağırlık vermektedirler. Bu çerçevede ülkeler, stratejik nitelik taşıyan endüstrilerine birtakım teşvikler ve destekler vermekte ve uluslararası alanda gerçekleştirilen faaliyetlerle gelir artışı sağlamaya çalışmaktadırlar.

 

            Bu çalışmada, hizmetlerin ekonomideki yeri ele alınmakta ve ülkelerin hizmet ticaretindeki yeri analiz edilmektedir. Daha sonra, Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki yerine ve gelişim sürecine değinilmektedir. Bu çerçevede, Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki payını artırmasında stratejik öneme sahip endüstrilerine ilişkin bâzı değerlendirmeler yapılmaktadır.

 

 

1. HİZMETLERİN EKONOMİDEKİ YERİ

            Uluslararası ticaret denince akla ilk gelen, ülkeler arasında gerçekleştirilen mal alış verişidir. Kısa sayılabilecek bir geçmiş hariç olmak üzere, ticaretin yapılmaya başlandığı tarihlerden beri “uluslararası ticaret” kapsamında dikkate alınan olgu, “mal ticareti”dir. Bu süreçte, “hizmet ticareti” ise göz ardı edilen bir husus olagelmiştir.

 

            İktisat Teorisi’nde de durum farklı değildir. Benzer olumsuzluğu en başta kavram bazında tespit etmek mümkündür. Tarihî süreç dahilinde İktisat Teorisi incelendiğinde, uzun yıllar boyunca “mal”ın ve “hizmet”in ayrı kavramlar olarak sınıflandırılıp tanımlanmasından ziyade, her ikisinin de tek isim altında ele alındığı görülmektedir. Bu çerçevede kullanılan kavram “mal”dır ve bu kavram kullanıldığında, hem fizikî ürünler (mal) hem de metafizik ürünler (hizmet) kastedilmiştir. Ayrıca, ürün olarak “hizmetler”, pek önem atfedilmeyen faaliyetler olarak değerlendirilmiş olup benzer anlayış, sektörel yaklaşımlarda da söz konusu olmuştur.

 

            Hizmetler, İktisat Teorisi’nde ticarete konu olmayan mallar olarak da değerlendirilmişlerdir. Nitekim söz konusu faaliyetler, iktisadî modellerde de ancak 1950’li yılların sonları ve 1960’lı yılların başı itibariyle ele alınmaya başlanmışlardır. Hizmetlerin ticarî mallardan ayırt edilmesinin kolay olmayışı ve buna bağlı olarak tanımlanmalarındaki güçlük ve benzeri sebepler dolayısıyla bu faaliyetlerin Uluslararası Ticaret Teorisi’ne konu olmaları gecikmeli olmuştur. Bununla beraber, günümüzde teknolojide meydana gelen ilerlemeler hizmetlerde de büyük değişimlere yol açmıştır. Buna bağlı olarak, hizmetler artık, ticareti yapılamayan ve düşük verimliliğe sahip olan mallar olarak değerlendirilmemektedir. Nitekim çoğu hizmetler, günümüzde uluslararası ticarete de konu olmaktadır (Yıldırım Mızrak, 2002: 7).

 

            Ülkeler arasında ticaretin yapılmasının bâzı sebepleri vardır. Bu ticarî faaliyetler, “mal” ve “hizmet” olmak üzere ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde, ortaya çıkan sebeplerin temelde benzerlik taşıdığı görülmektedir. Mal ticareti; yerli üretimin yetersizliğine, fiyatlar arasındaki farklılıklara ve mallarda gerçekleştirilen farklılaştırma faaliyetlerine bağlanmaktadır (Seyidoğlu, 1993: 25-27). Hizmet ticaretine ilişkin sebepler ise şu şekilde sıralanabilir: Hizmetlere konu olan kaynakların dağılımındaki farklılıklar; kültürel geçmişlerin farklılığı; sahip olunan teknik bilgi birikimindeki farklılıklar; kalifiye eleman yetersizliği; alt yapı yatırımlarındaki farklılıklar; fiyat farklılıkları ve mallarda olduğu gibi hizmetlerdeki farklılaştırma faaliyetleri.

 

            Ülkeler arasında ticaretin yapılmasına ilişkin birtakım teoriler oluşturulmuştur. Bu teorik çerçeve, farklı bâzı yaklaşımları içermektedir. Her bir yaklaşım kendi içinde tutarlılıklar arz eder. Çünkü dayandıkları düşünceler, sosyo-ekonomik nitelikte olup, içinde bulunulan toplumların gerçekleriyle uygun özellikler taşımaktadır. Bununla birlikte, söz konusu teoriler, temelde mal ticaretinin açıklanmasına yöneliktirler. Bu sebeple, bunların hizmet ticaretine uygulanıp uygulanamayacağı konusunda bir netlik olduğundan bahsedilemez. Ancak, uygulanmasının mümkün olmadığına ilişkin ortak kesin bir tavır da mevcut değildir.

 

            Uluslararası Ticaret Teorileri temel olarak; Muhafazakâr, Liberal ve Stratejik Ticaret Teorileri olmak üzere üç ana başlık altında ele alınabilir. Bunlar arasında dış ticaretin yapılmasına asıl taraftar olan teori, Liberal Ticaret Teorisi’dir. Bu kapsamda; Mutlak Üstünlükler, Mukayeseli Üstünlükler ve Faktör Donatımı Teorileri önde gelen yaklaşımlardır. Bununla beraber, yukarıda da değinildiği gibi, Liberal Ticaret Teorisi dahil olmak üzere tüm teoriler, esasen mal ticaretini açıklamaya yöneliktirler. Fakat Liberal Ticaret Teorilerinin belli yönleri itibariyle hizmet ticaretini de açıklamakta kullanılabileceği belirtilebilir. Nitekim hizmetler, uluslararası nitelik kazanmaları sonrasında teorik çalışmalarda da dikkate alınmaya başlanmıştır.

 

            Her sektör, ekonomik anlamda oluşup gelişirken, beraberinde toplumsal yapısını da oluşturmuştur. Nitekim, tarım sektörü oluşup gelişirken toplum da sektörle uyumlu bir değişim içinde idi. Sanayi sektörünün oluşumunda ve gelişiminde de benzer bir süreç yaşanmıştır. Bu çerçevede sanayi sektörü, bir sanayi toplumu oluşturmuştur. Aynı durum, hizmet sektörü için de geçerlidir. 1970’ler itibariyle sanayi toplumundan hizmet toplumuna doğru bir dönüşüm yaşanmaya başlamıştır ve bu dönüşüm halen devam etmektedir. Sektör, ekonomik anlamda gelişirken, sosyal alanda da kendisiyle uyumlu bir dünya görüşü ve hayat tarzı oluşturmakta ve bunu her geçen gün geliştirmeye devam etmektedir.

 

            Hizmet sektöründe meydana gelen gelişmeler, beraberinde yeni hizmet alanlarını da oluşturmaktadır. Ağırlıklı olarak sosyal kaynaklı gelişmelerin, yeni birtakım hizmetlere ihtiyacı gündeme getirdiği ortaya çıkmaktadır. İlaveten, teknolojik gelişmeler ve bunlara bağlı olarak meydana gelen değişimler de yeni hizmetlerin oluşmasına imkân sağlamaktadır. Ayrıca, ülkelerde “sosyal devlet” anlayışına uygun bir dönüşümün yaşanması da bu süreçte büyük bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda, ülke vatandaşları için daha yüksek bir hayat standardının sağlanmasına yönelik çalışmalar, mevcut hizmetlerin kalitesinin artırılmasını gerektirmekte ve bu da beraberinde yeni birtakım hizmet alanlarının oluşmasını sağlamaktadır.

 

            Teknolojik gelişmeler, hizmetlerin dayandığı temel unsurların başında gelmektedir. Söz konusu gelişmeler, mevcut hizmetleri ticarete konu olma açısından daha fonksiyonel hâle getirmekle beraber, yukarıda da kısmen değinildiği gibi, yeni birtakım hizmet alanlarının da ortaya çıkmasına imkân sağlamaktadır. Teknolojik gelişmeler kapsamında, 20.yüzyılın son çeyreği itibariyle ortaya çıkan en önemli gelişmelerden biri bilgisayar alanında olmuştur. Bilgisayar teknolojisindeki hızlı gelişim, beraberinde yeni bâzı imkânlara da yol açmıştır. İnternet de bunlardan biridir. Günümüzde ülkeler, internet alt yapısını kullanarak birtakım hizmetlerini uluslararası alanda arz etmeye ve bu şekilde ticarî paylarını artırmaya çalışmaktadırlar. Nitekim internet ortamında gerçekleştirilen ticarî faaliyetler [e-ticaret (elektronik ticaret)] yoğunluğunu giderek artırmaktadır. Bu kapsamda birçok hizmet ticarete konu edilmektedir. Mesela; haberleşme, turizm, malî hizmetler, dağıtım hizmetleri (özellikle perakende ticaret) buna ilişkin verilebilecek faaliyetlerin başında gelmektedir. Ayrıca, eğitim, sağlık ve kamu hizmetleri de benzer şekilde e-ticarete konu olmaktadır (Yıldırım Mızrak, 2004: 47).

 

            Hizmet sektörü, ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir. Yapılan bâzı çalışmalar, hizmetlerin tarım ve sanayi arasında kilit noktada bulunduğuna dikkat çekmektedir. Ayrıca kimi çalışmalar da hizmet sektörünün bir ekonomideki diğer sektörler ve tüketiciler arasında bir nevi aracılık rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır. Bu açıyla bakılması hâlinde, sektörün ekonomideki yeri ve dolayısıyla büyümeye olan katkısı daha iyi anlaşılabilmektedir.

 

            Hizmet sektörünün ekonomik verimliliği artırmada önemli bir katkıya sahip olduğu da belirtilebilir. Bu çerçevede, hizmet sektörü açısından “verimlilik” olgusu, diğer sektörlerde olduğu gibi, özel bir öneme sahip bulunmaktadır. İlgili faaliyetlerin uygun zeminlerde gerçekleştirildiği bir hizmet sektörü, ekonomik büyümeyi de kolaylaştırıcı özelliğe sahip olmaktadır. Nitekim, eğitim seviyesi yüksek olan ve araştırma-geliştirmeye önem veren bir toplumun daha verimli bir toplum olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Aynı şekilde tıbben sağlıklı olan bir toplumun, ekonomik açıdan da sağlıklı, yani üretken olacağı belirtilebilir. Ayrıca, yine hizmet kapsamında değerlendirilen ulaştırma, haberleşme alt yapısının da verimliliği artırmada ne derecede etkili olduğu açıktır.

 

 

2. ÜLKELERİN HİZMET TİCARETİNDEKİ YERİ

            Uluslararası hizmet ticaretinin kısa bir sürede önemli bir ilgi odağı hâline gelmesi, öncelikle dünya hizmet üretiminde ve ticaretinde meydana gelen gelişmelerin bir sonucudur. 1980’li yıllarda, tüm ülkelerin GSMH’leri toplamı içinde hizmet sektörünün payı, dar ve geniş boyutta değerlendirildiğinde %46,5 ile %64 arasında değişirken; bu oran GÜ’lerde %48,6 ile %67; GOÜ’lerde ise %37,4 ile %51 arasında değişmektedir (Karauçak Oğuz, 1987: 40). Günümüzde hizmet sektörü, çoğu ülkenin GSYİH’sinin %50’sinden fazla paya sahiptir. Bu oran, gelişmiş ülkelerde %60’ın üzerindedir. Dahası hizmetler, birçok ülkede en fazla istihdam sağlayan sektör konumundadır. Mesela ABD’de bu sektör, iş gücünün yaklaşık %80’ini istihdam etmektedir. Hizmetler, genellikle ülke ekonomilerinin en hızlı büyüyen sektörü olup, 2000 yılı öncesinde dünya hizmet ticaretinin yıllık değeri bir buçuk trilyon dolar civarında idi ve bu hâliyle uluslararası ticaretin %20’sinden fazlasını teşkil etmekteydi (Ongun, 1997: 350). Bu tutar giderek artmıştır.

 

Tablo 1: Dünya Mal ve Hizmet İhracatındaki Gelişmeler (2000-2004) (Milyar $, %)

ÜRÜN GRUBU

Değer

 

Yıllık Yüzde Değişme

 

2004

 

2000-04

2002

2003

2004

MAL

8.907

 

9

5

17

21

Ziraî Ürünler

783

 

9

6

16

15

Yakıtlar ve Madenler

1.281

 

10

0

23

32

Sınaî Ürünler

6.570

 

9

5

16

20

 

 

 

 

 

 

 

HİZMET

2.125

 

9

7

14

18

Ulaştırma

500

 

10

4

14

23

Turizm

625

 

7

4

10

18

Diğer Ticarî Hizmetler

1.000

 

11

10

16

16

Kaynak: WTO, Statistics, http://www.wto.org/english/res_e/statis_e.htm, Erişim: 30.03.2006.

 

            Tablo 1’de görüldüğü üzere, 2004 yılı toplam mal-hizmet ihracat tutarı 11 trilyon dolar civarındadır. Bunun 8.907 milyar doları mal, 2.125 milyar doları hizmet ihracatına aittir. Hizmet ihracatının toplam ihracata oranı %20; mal ihracatına oranı %24 civarındadır. Alt sektörler itibariyle mallar içinde asıl pay sanayiye ait iken; hizmetler içinde asıl pay turizme ait bulunmaktadır.

 

            Özelde hizmet ihracat tutarları incelendiğinde, 2000 yılı sonrasında, dikkat çekici oranlarda artışların meydana geldiği görülmektedir. 2002 yılı hizmet ihracatı artışı %7 iken; 2003 yılı artış oranı %14’e yükselmiştir. 2003 yılına göre 2004 yılı artış oranı ise %18’e çıkmıştır.

 

Tablo 2: Bazı Bölgelerin ve Ülkelerin Mal ve Hizmet Ticaretindeki Payları (2004) (Milyar $, %) (*)

BÖLGELER - ÜLKELER

İHRACAT

 

İTHALÂT

 

Değer

 

Pay

 

Değer

 

Pay

 

Toplam

 

Mal

Hizmet

 

Toplam

 

Mal

Hizmet

DÜNYA

11.140

 

80,9

19,1

 

11.060

 

81,1

18,9

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KUZEY AMERİKA

1.709

 

77,8

22,2

 

2.284

 

85,3

14,7

Kanada

378

 

87,6

12,4

 

335

 

83,3

16,7

Meksika

202

 

93,1

6,9

 

216

 

91,1

8,9

ABD

1.129

 

71,8

28,2

 

1..733

 

85,0

15,0

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜNEY VE ORTA AMERİKA

347

 

83,9

16,1

 

293

 

80,3

19,7

Arjantin

39

 

87,7

12,3

 

28

 

76,7

23,3

Venezuela

40

 

97,5

2,5

 

22

 

80,2

19,8

Brezilya

108

 

89,4

10,6

 

79