AKADEM<İ>KTİSAT

 

 

KATILIM BANKACILIĞINDA BİR KRİZ TECRÜBESİ

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

Giriş

 

1. İhlas Finans Kurumu’nun Profili

 

2. Kasım 2000 – Şubat 2001

 

3. Katılım Bankacılığı’nda Aktif Pasif Yönetimi

 

4. Malî Tablolar Işığında İhlas Finans

4.1. 1996 – 2001 Yılları Arası İhlas Finans Kurumu “Varlıkları ve Yükümlülükleri”

4.2. 1996 – 2001 Yılları Arasında İhlas Finans Kurumu’nca Gerçekleştirilen “Fon Toplama ve Kullandırma”

4.3. 1999 – 2000 Yılları Arasında İhlas Finans Kurumu ve Diğer Finans Kurumları

4.4. 1996 – 2001 Yılları Arasında İhlas Finans Kurumu’nun “Kısa ve Uzun Vadeli Fonları”

4.5. 1996 – 2001 Yılları Arası İhlas Finans Kurumu “Kâr Payı Gelirleri ve Giderleri”

 

5. Risk Yönetimi ve Tecrübeler Işığında Katılım Bankacılığı

 

Sonuç

 

Bibliyografya

 

 

Giriş

23 Haziran 1999 tarihinde kabul edilen 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin üzerinden fazla bir zaman geçmemesine rağmen, 1 Kasım 2005 tarihinde 5411 sayılı yeni Bankacılık Kanunu da Resmi Gazete’de yayımlanmış oldu. 4389 sayılı Kanun, “bankacılık sektörünü derinden sarsan” 2001 yılı krizi sonrasında, faizsiz modelle çalışan kurumlara birçok yenilik getirmişti. Faizsiz bankacılık yapan kurumlar için finans piyasalarında yeni bir sayfanın açıldığı 2001 yılında neler olmuştu? Yeni isimleri ile Katılım Bankaları olan bu kurumların kriz zamanı müşterilerinin yoğun fon talebi baskısı ile karşılaşmasının temel sebebi ne idi? Bu ciddi krizi kimisi sermayesi kimisi ise ortaklarının desteği ile atlattı. Sektördeki ikinci on yıllarında bu krizi yaşamaları, hesapladıkları hedeften şaşmalarına sebep oldu. Birçok çalışan, geçici bir süre de olsa işinden ayrıldı; dönenler ise kariyer planlarının gerisine düştü. Faizsiz Finans Kurumları’nın aldıkları yaranın en büyük sorumlusu ise İhlas Finans idi. Krizin üzerinden “piyasa koşullarına göre” yeteri kadar süre geçmesine rağmen, faizsiz model ile çalışan kurumlar sık sık şu soru ile karşılaşıyor: Peki İhlas Finans nasıl battı? Soru oldukça basit olsa da, sorunun basitliği cevabı daha da zor kılmaktadır. Bu konunun üzerine yazılmış basit makaleleri, köşe yazılarını saymazsak net bir kaynağa ulaşamıyoruz. Günümüzde de devam eden bu soruya/soruna karşın toplayabildiğimiz verileri kullanarak bu makaleyi hazırladık. Makalede kişiler ve kurumlar hakkında şahsi görüş verilmeyecek sadece istatistiksel sayılar üzerinden fikir beyan edilecektir.


[1] Makaleyi okuyan kişilerin Özel Finans Kurumları (Katılım Bankacığı) hakkında bilgi sahibi oldukları varsayılacaktır.[2]

 

            Makale boyunca sırası ile İhlas Finans Kurumu’nun tasfiyesi sürecine kadar geçen sürede yaşanan Kasım 2000 krizinin üzerinde kısa da olsa durulacaktır. Ardından, topladıkları döviz cinsinden mevduatları yine döviz cinsinden faizsiz bir modelle şirketlere kullandırarak kur / faiz riskine girmeden sanayi kesiminin ihtiyaç duyduğu ucuz ve uzun vadeli finansmanı sağlayan Katılım Bankaları’nın aktif pasif yönetimi ilkeleri incelenecektir.[3] Makalenin ana konusunu teşkil eden kısım ise, tasfiye sürecine kadar, üç ayda bir İMKB’nin sitesinde yayınlanan İhlas Finans Kurumu bilançolarının önemli kalemlerinin tarihsel analizi ve sektörün diğer kurumları ile karşılaştırmasından ibarettir. Sektör lideri İhlas Finans Kurumu’nun tasfiyesiyle birlikte paniğe kapılan fon sahipleri diğer finans kurumlarının şubelerine hücum etmiştir. Bu tahaccüm neticesinde sektörden Şubat-Mayıs 2001 döneminde 700 milyon dolar civarında fon kaçmıştır.[4] Ancak diğer Finans Kurumları bu ciddi sınavı zor da olsa vermişler ve büyük bir risk yönetim tecrübesi edinmişlerdir. Bundan hareketle makalenin son kısmında ise İhlas Finans tecrübesinden büyük dersler alan “yeni isimleri ile” katılım bankalarının yükseliş trendi izlenmiştir.

 

 

1. İhlas Finans Kurumu’nun Profili

            13 Şubat 1995 tarihinde 1 trilyon Türk Lirası ödenmiş sermaye ile kurulan İhlas Finans Kurumu A.Ş. bankacılık faaliyetini 10 Şubat 2001 tarihine kadar sürdürebilmiştir. Bu tarihte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, likidite sorununu çözemeyerek yükümlülüklerini yerine getiremediği, alacaklılarının hukuki takibatları ve hakkında haciz yoluyla takibe ilişkin yargı kararları bulunduğu, faaliyetine devamı cari ve katılma hesabı sahiplerinin hakları bakımından tehlike arz edeceği ve şirket kaynaklarını, yönetim ile denetimini elinde bulunduran ortaklarına “şirketin emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde” kullandırdığı gerekçeleriyle İhlas Finans Kurumu A.Ş.’yi, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14üncü maddesinin 3 ve 4 numaralı fıkralarındaki şartların oluştuğunu öne sürerek tasfiye etmiştir.[5]  “Yasa gereği, kanunda belirtilen koşulların oluşması dolayısıyla Özel Finans Kurumları’nın faaliyet izinleri kaldırıldığında, bu kurumlar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmemekte ve genel hükümlere göre tasfiyeye tabi tutulmaktadır. Bu nedenle, İhlas Finans Kurumu A.Ş. ile kâr ve zarara katılma hesabı yada özel cari hesap şeklinde ilişkiye girmiş olanlar ile diğer alacaklıların alacaklarını genel hükümler çerçevesinde takip etmeleri gerekmektedir. İhlas Finans Kurumu A.Ş. bu tarihten itibaren her ne adla olursa olsun tasarruf sahiplerinden fon toplayamayacak, gerçek ve tüzel kişilere yeni fon kullandırmayacak, borç ve alacaklarını da genel hükümlere göre tasfiye edecektir.” [6] denilerek uzun bir süreç başlatılmış oldu.

 

            Hisselerinin %90’ı İhlas Holding A.Ş.’ye ait olan ve 100 ortağın iştirakiyle kurulan İhlas Finans Kurumu AŞ. bankacılık faaliyetine tam anlamıyla 28 Nisan 1995 yılında başlamıştı. Kurum, 1995 yılı içinde Ege Mosan Motorlu Araçlar A.Ş., Bisiklet Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş., Bisanlar Bisiklet San. ve Ticaret A.Ş., Bisiklet Sanayi A.Ş., İhlas Motor A.Ş. ve Özel Finans Kurumları Vakfı olmak üzere 6 adet kuruluşa da iştirak etmişti. 26 Ekim 1995 tarihinde ise İhlas Holding’in yüzde 8 oranında hissesini Türkiye Diyanet Vakfı’na devretmesi ile de yeni bir ortak daha kazandı. Bununla birlikte, İhlas Holding’in hisselerinden yüzde 10 payını 12 Mart 1996 tarihinde İslam Kalkınma Bankası’na devretmesiyle, bu banka ile de ortak oldu. Aynı yılın 1-5 Temmuz tarihleri arasında yine İhlas Holding, kurumdaki yüzde 15 hissesini halka arz etti. İhlas Finans, böylece hisseleri İMKB’de işlem gören ilk özel finans kurumu oldu. Kurum, 1997 yılında Almanya’nın Frankfurt kentinde temsilcilik açarken, yurtiçindeki şube sayısını da 35’e çıkardı. 31 Aralık 1995 tarihinde 257 personele ve 11 şubeye sahipken, 31 Aralık 1999 tarihinde 799 personel ve 35 şube ile sektöründe lider bir konuma ulaşmıştı.

 

 

1.1. Şekil

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/news/63106.asp

 

 

            Sonuçta sektöre çok hızlı bir şekilde giren İhlas Finans Kurumu A.Ş. bu büyümesini Kasım 2000 krizine kadar sürdürebilmiştir. Krizden sonra bunalım başlamış ve ilk paragrafta açıklanan uyarı geldiğinde ise İhlas Finans Kurumu’nun, 10 Şubat 2001’den itibaren fon toplaması ile gerçek - tüzel kişilere yeni fon kullandırması yasaklanmış ve Türk Ticaret Kanunu’nun 434-2 maddesi uygulanmış böylece İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin tasfiyesi zorunlu olmuştur. Neticede Türk Ticaret Kanunu’nun 441. maddesi gereğince bir Tasfiye Kurulu oluşturulmuş, tasfiye ile ilgili kararlar ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş[7], Tasfiye Kurulu tarafından kurumun topladığı fonlar, borçlar ve envanter acilen çıkarılmıştır. BDDK ise kurumun bütün şubelerinin kapatılmasına, tasfiye için zorunlu elemanların dışındaki bütün personelin iş akdinin sona erdirilmesine aracılık etmiştir.

 

 

2. Kasım 2000 – Şubat 2001

            Tarihler Kasım 2000’i gösterdiğinde piyasalarda “döviz alımı yönünde” büyük bir hareket başladı. Bunu engellemek için ciddi miktarda döviz rezervi eritildi, faizler yukarı fırladı ve Uluslararası Para Fonu’ndan 7,5 milyar US$ kredi alındı. Kriz atlatılmış gibi gözükse de, yaşanacak ikinci bir dalga için merkez bankasının elinde ne kaldığı belirsizleşti. Tarihler 19 Şubat 2001’i gösterdiğinde siyaseten başlayan kriz ikinci dalganın sebebini teşkil edecekti. İki gün sonra interbank para piyasasında gecelik faizin %6.200’e kadar çıkması ve ortalama %4.018 seviyelerinde seyretmesi daha önce adı geçen belirsizliği somut bir hale sokacaktı. Bu ikinci dalgada, Merkez Bankası’nın döviz rezervi bir hafta içinde 5,5 milyar US$ eridi. Kasım 2000 krizinde dövize karşı yaşanan hareket yabancılarla sınırlı iken Şubat 2001 krizinde bilhassa Türk bankalarının “bir önceki krizde, el konulan bankalardan alınan kur riski dersi ile” bu harekete katıldığı görüldü. İkinci dalga etkili olmuş, Merkez Bankası bu yükü kaldıramayacağını 21 Şubat tarihinde deklare edince de bir hafta içinde kur %40 yukarıya fırlamıştır.[8]

 

            Her iki krize de bankacılık penceresinden bakacak olursak tarihi Eylül 2000’den başlatabiliriz. Bu tarihte Bayındırbank’ın Romanya’daki bankası BTR (Banco Romana Turco) batma sürecine girmişti. Banka tahaccümüne uğrayan BTR’ye destek çok manidar bir şekilde Bayındırbank yerine bir devlet bankası olan Vakıfbank’tan gelmişti.[9] Ekim 2000’de ise o tarihlerde yeni özelleştirilen Etibank TMSF bünyesine alındı.[10] Yaşanan en olumsuz gelişme ise Aralık 2000 tarihinde Demirbank’a el konulması oldu. 2000 yılı içinde ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri’nin yaklaşık %15’ini alan Demirbank’ın portföyünde toplam senet miktarı ise büyük yer teşkil etmekteydi. Vadeleri değişken olan bu senetleri almak için kısa vadeli yerli/yabancı kaynaklı borçlanmalar gerçekleştiren banka yüksek oranda kur riskine de girmekteydi. Neticede TMSF bünyesine geçmeden önce Demirbank’a 1 milyar US$ üzerinde teklif veren HSBC, bankayı 350 milyon US$ (530 milyon YTL) gibi bir meblağa satın aldı.

 

 

3. Katılım Bankacılığı’nda Aktif Pasif Yönetimi

            Yaşanan bu iki kriz dalgasının ortasında kalan İhlas Finans Kurumu, ilk dalgayı atlatmış gibi gözükse de ikinci dalgayı görecek kadar varlığını sürdürememiştir. İki krizde de piyasada çok büyük olumsuzluklar yaşanmış ve “yukarıda adı geçenler gibi” birçok bankaya el konulmuştur. Ancak bankalara el konulma sebeplerine bakıldığında temelde iki nokta göze çarpmaktadır. Vade uyumsuzluğu ve kur riski. İhlas Finans Kurumu ile el konulan bankaların “bilanço riskleri bağlamında” bir takım farklılıklar gösterdiği ortadadır. Özellikle Kasım 2000 krizine kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri, bankaların portföy sepetlerinde büyük yer teşkil etmekteydi. Bankalar için bu “garanti” devlet kağıtlarının riski düşük, getirisi ise yüksekti. Birçok banka için hazine güdümlü bankacılık ön plandaydı. Bankaların hazine birimleri gözde birimlerdi. Çoğu banka, kredi pazarlamasından ziyade menkul kıymetler cüzdanını zenginleştirmekteydi. Sermayesi “çok” güçlü olmayan bankacılık sektörü, yaşanabilecek “özellikle Merkez Bankası’nın elini kolunu bağlayabilecek” krizlere karşı kırılgandı. Bu arada krizde ve kriz ertesinde el konulan bankaların kredilendirme süreçlerinde birtakım ahlaki problemlerin olduğu (dolaylı, teminatı eksik/olmayan krediler vs.) öne sürülmekle birlikte, makalede bu konu üzerinde durulmayacaktır. Neticede el konulan bankaların portföy sepetlerini çeşitlendirmedikleri ve varlıklarını, menkul değerler lehine bozdukları görülmektedir. 31 Temmuz 2001 tarihi itibariyle TMSF bünyesindeki bankaların konsolide bilançosuna bakılacak olursa, menkul değerler cüzdanının diğer varlık kalemlerine göre nerede olduğu ortadadır:

 

 

Tablo 3.1. TMSF Bankalarının Konsolide Bilançosu (Milyon YTL)

 

30.04.2001

(1)(4)

31.07.2001

 (2)(4)

(a)

Devralınan

son beş banka

(3) (b)

31.07.2001

Genel Toplam

(a+b)

Toplam Aktifler

12.800

21.577

2.625

24.202

 -Menkul Değerler Cüzdanı

3.234

8.054

280

8.334

 -Krediler

2.244

1.705

764

2.469

 -Takipteki Alacaklar (net)

432

304

130

434

       -Teminatsız Alacaklar

667

1.618

58

1.676

       -Teminatlı Alacaklar

1.676

1.208

137

1.345

       -Karşılıklar

1.911

2.522

64

2.586

 -Bağlı Menkul Değerler (net)

4.336

7.097

134

7.231

 -Faiz ve Gelir Tahak.& Rees.

856

2.840

518

3.358

 -Diğer Aktifler

1.698

1.577

799

2.376

Toplam Yükümlülükler

17.909

18.198

2.773

20.971

  -Mevduat

13.020

13.594

2.466

16.060

  -Bankalararası Para Piyasası

1.568

2.340

79

2.419

   -Alınan Krediler

1.198

797

71

868

   -Diğer Yükümlülükler

2.123

1.467

157

1.624

Öz kaynaklar

-5.109

3.379

-148

3.231

   -Ödenmiş Sermaye

723

723

232

955

   -Yedek Akçeler

5.919

14.599

122

14.721

   -Zarar

-12.029

-12.172

-569

-12.741

   -Diğer

278

229

67

296

·         (1) 30 Haziran 2001 tarihinde satılan Bank Ekspres karşılaştırmaya imkan vermek açısından dahil edilmemiştir. (2) 9 Temmuz 2001 tarihinde Fona devredilen son beş banka karşılaştırmaya imkan vermek amacıyla dahil edilmemiştir. (3) 9 Temmuz 2001 tarihinde Fona devredilen beş bankayı kapsamakta olup, geçici rakamlardır. (4) Tasfiye sürecinde olan T. Ticaret Bankası  dahildir.

·         Kaynak: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kapsamındaki Bankalar: Performans ve Gelişme Raporu (24/08/2001)

 

 

            31 Temmuz 2001 tarihi itibarı ile yukarıdaki bilançonun (Genel Toplam kısmı) menkul değerler cüzdanı ile krediler kısmını, toplam aktifler içindeki yeri ile karşılaştırdığımızda aşağıdaki sonuca ulaşıyoruz:

 

 

Şekil 3.1. Menkul Değerler / Krediler

Kaynak: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kapsamındaki Bankalar: Performans ve Gelişme Raporu (24/08/2001)

 

 

            Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere, o tarihlerde el konulan bankaların portföylerinde ciddi anlamda Devlet İç Borçlanma Senedi bulunmaktaydı. Oysaki İhlas Finans Kurumu yukarıdaki tablodan tamamen uzaktı. İhlas Finans Kurumu’nun varlıklarının zorunlu karşılıklar dışında kalan kısmının ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını görmek için İMKB’de yayınlanan son bilançosuna bakmak yeterlidir:

 

 

Tablo 3.2. İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin Kapanış Bilançosu (10 Şubat 2001, Milyon YTL)

TOPLAM AKTİFLER

809

TOPLAM PASİFLER

809

Kullandırılan Fonlar

759

Mevduat

(Cari ve Katılma Hesapları)

678

     Kısa Vadeli

742

    Tasarruf Mevduatı

678

     Orta ve Uzun Vadeli

17

 Diğer

-91,5

 Takipteki Alacaklar (Net)

0

 Öz kaynaklar

39,5

 Tahsil İmkanı Sınırlı Krediler ve Diğer Alacaklar [Net]

0

    Ödenmiş Sermaye

10

          - Brüt Alacak Bakiyesi

1,5

     Kanuni Yedek Akçeler

1,2

          - Ayrılan Özel Karşılık ( - )

1,5

    İhtiyari Yedek Akçeler

13,3

 Tahsili Şüpheli Krediler ve Diğer Alacaklar [ Net ]

0

    Yeniden Değerleme Fonları

20

          - Brüt Alacak Bakiyesi

4

    Zarar

5

          - Ayrılan Özel Karşılık ( - )

4

          - Dönem Zararı

5

 Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar [ Net ]

0

 

 

          - Brüt Alacak Bakiyesi

1,5

 

 

          - Ayrılan Karşılık ( - )

1,5

 

 

 Diğer

50

 

 

Kaynak: İMKB

 

 

            Yukarıdaki tablo, kurumun yükümlülüklerinin ve öz kaynaklarının büyük bir kısmı ile fon kullandırımı yaptığını ortaya koymaktadır. Döviz havuzlarından döviz, TL havuzlarından ise TL kullandıran bu sebeple kur riskine girmeyen Katılım Bankaları, daha önce adı geçtiği üzere devlet kağıdı alımı da yapmamaktadır.[11] Kuruldukları ilk günden bugüne fon kullanan müşterilerine sabit ödeme tablosu sunan Katılım Bankaları, yükümlülüklerinin önemli bir kısmını teşkil eden fon kaynağı müşterilerine de belirli bir faiz kazancı vaat etmemektedir. Katılım Bankaları aktiflerinde büyük yer teşkil eden “kullandırdıkları” kredilerden dolayı iki önemli riski üzerlerinde taşımaktadırlar. Bunlar kredi riski ve sermaye yeterlilik riski olarak sınıflandırılabilir. Geleneksel bankacılık yukarıdaki iki riskin dışında bunlara ek olarak faiz riski ve kur riskini de üzerinde taşımaktadır. Yukarıda adı geçen krizlerde birçok bankanın kur riskini ve faiz riskini iyi yönetemediği görülmüştür. Kriz sonrasında ise bankaların kredi pazarlamasına daha çok eğildiği ve bunu yaparken de “kredi riskini azaltmak için” müşterilerini çeşitli gruplara ayrıştırdıkları bir döneme girilmiştir.[12] Katılım Bankaları’nın üzerlerinde yer alan kredi riski ise direkt piyasa riski ile ilişkilidir. Sözgelimi piyasalarda “kriz dönemlerindeki gibi” faiz/kur riskinden kaynaklanan bir kriz yaşandığında piyasalar altüst olmakta ve piyasada ciddi anlamda bir likidite krizi baş göstermektedir. İhlas Finans krizinde de bu yaşanmış ve Türk Lirası’nın değeri düştükçe, insanlar ellerinde ne varsa “spekülasyon saiki ile hareket eden piyasaların yönlendirmesi ile” dövize alım yönünde bir saldırı başlatmışlardır. Hiçbir banka, mevduat müşterileri paralarını talep ettiği zaman bunun hepsini karşılayabilecek durumda değildir.[13] Görüldüğü üzere faiz ve kur riskine hiçbir şekilde bulaşmayan Katılım Bankaları, bu iki riskin piyasayı karıştırması neticesinde kredi riskine ve likidite riskine maruz kalmaktadır. Bunun sebebi ise risklerin bulaşıcı özelliğidir. Kredilerinin büyük kısmını kısa vadeli fonlarla karşılayan bankalar ve o tarihteki finans kurumları büyük bir likidite riski içine girmiştir. El konulmayan bankalar bunu “mevduatlar üzerindeki devlet güvencesi ile” kısa sürede atlatmış. Ancak o sırada topladıkları fonlar  üzerinde devlet güvencesine sahip olmayan finans kurumları büyük bir tahaccüme uğramıştır.[14] Konu ile ilgili konjonktürel spekülasyonların yapılması bu tahaccümü körüklemiş ve bu kriz İhlas Finans’ın tasfiye edilmesine kadar devam etmiştir.

 

            Sonuç olarak banka bilançoları ile asimetrik özellikler gösteren katılım bankaları bilançoları için riskleri, sermaye yeterliliği riski ve kredi riski olarak iki temel başlıkta toplayabiliriz.[15] İlerleyen sayfalarda İhlas Finans’ın malî tabloları o tarihlerde faaliyet gösteren diğer Finans Kurumları’nın konsolide malî tabloları ile  karşılaştırılacak ve İhlas Finans Kurumu’nun risklerini son iki yılda çok ciddi bir biçimde arttırdığı görülecektir.

 

 

4. Malî Tablolar Işığında İhlas Finans

            Faaliyette bulunduğu kısa süre içerisinde çok hızlı bir gelişim göstererek sektöründe lider olan İhlas Finans Kurumu’nun malî tablolarına tarihsel ve sektörel olarak bakılması gerekmektedir. Bu bölümde 1996 ve 2001 yılları arasında İhlas Finans Kurumu’nun bilanço kalemlerinin gelişimini inceleyeceğiz. Kurumun, yükselişinden kırılmayı yaşadığı sürece kadar sektöründe nerelerde olduğunu göreceğiz.

 

 

4.1. 1996 – 2001 Yılları Arası İhlas Finans Kurumu “Varlıkları ve Yükümlülükleri”

 

 

Şekil 4.1. İhlas Finans Kurumu A.Ş. Bilanço Serisi

Kaynak: İMKB